Dünya izdivaç programlarından neden vazgeçmiyor? Sadece biz değil tüm dünya izliyor

Pelin Akat’ın 2004 yılında Show TV’de başlattığı “Gelinim Olur musun?” yarışması  biteli oldukça uzun zaman oldu. Ama formatın değişik versiyonları bugün hala Amerikan TV piyasasında oldukça popüler.

Çöpçatanlık üstüne dayalı yarışma formatlarının yaratıcılığını Pelin Akat’a vermek Mike Fleiss’a haksızlık olur. Gerçi, Pelin Akat’ın Mike Fleiss’in  ABC’de 2002 yılından beri reyting rekorları kıran “The Bachelor” yarışmasından esinlenip esinlenmediğini bilmiyorum ama Pelin Akat’ın formatı MTV’den TLC’ye kadar çoğu Amerikan kanallarında bugün gördüğümüz formatlara daha yakın.

2002 yılında Mike Fleiss’in yarattığı “The Bachelor” benim “kesinlikle çok saçma, kesinlikle hiç kimse seyretmez” dediğim oldukça sıra dışı bir formattı. Daha sonra benim de editör olarak calıştığım bu program, Amerikan TV tarihini değiştiren 100 programdan biri seçildi. Online dating’in çok yeni olduğu bir dönemde bir erkeğin 25 kadınla aynı anda flört edip, aralarından birini seçtiği bu format hiç denenmemiş, oldukça cesaret isteyen bir sosyal deneme projesiydi. Basarısını söylemeye gerek yok. ABC, hala reyting rekorları kırıyor.

married-cover

Çöpçatan formatlarını en çok  kullanan kanal ise Discovery’nin sahip oldugu TLC kanalı.  Özellikle “Marrried by Mom and Dad” (Annem ve Babam tarafından Evlendirildim), Pelin Akat’ın formatının oldukca benzeri. Bu formatta gelini yanlızca kaynana değil aynı zamanda kayınpeder de seçiyor.

The Walt Disney ve Hearst Corporation sirketlerinin ortak oldugu FYI isimli kanal ise yine Türk kültürünün çok aşina olduğu görücü usulü evlilik formatını ekranlarına taşıdı.  Programın adı “Married at First Sight”. Türkçeye direkt çevirirsek “İlk Görüşde Evlilik” oluyor.

 

Programda olmayı kabul eden kişiler evlenecekleri kişiyi ilk defa evlendikleri törende görüyorlar ve 6 hafta boyunca bu evliliği yürütmeye söz veriyorlar. Program bu iki kişiyi birbirlerini ilk defa gördükleri dügünlerinden itibaren 6 hafta boyunca izliyor. 6 haftanın sonunda çift evliliklerini sürdürmeye ya da boşanmaya karar veriyor.

Amerikalılar için oldukça yabancı olan görücü usulü evlilik formatını nereden akıllarına getirdiler diye düşünenler için ek bilgi verelim. Format, Türkiye’ye cok uzak olmayan Danimarka’dan bir TV’ye ait.  Avrupalıların “Türkler bizim kültürümüze ayak uydurmuyor!” diye şikayet etmelerine gerek yok. Onlar, oldukça güzel analiz edip kendilerine uyduruyorlar.

izdivac-programlari

Formatı Amerika’ya getiren Red Arrow şirketine bağlı Kinetic Content isminde bir yapım şirketi. Oldukça basarılı olan format sayesinde şimdi Married at First Kiss (Ilk Opusde Evlilik) isimli başka bir formata başladı. Henüz yayınlanmayan format konusunda hem Kinetic hem de TLC oldukca “hush hush” (ağzı sıkı)…  O yüzden bekleyip göreceğiz, fakat konu Türkiye’den başlayan ama bir türlü dünyanın en büyük TV pazarı olan ve “High Market” denilen Amerikan TV piyasasına başkaları tarafıdan satılan formatlardan açılınca kaçırılan başka bir format ise Artı Film’in yarattığı “izdivac” formatı.

Başka bir yazımda bu oldukça basarılı olan ve “Bravo” kanalına “The Singles Project” (Bekarlar Projesi) diye satılan formattan ve “neden biz satamıyoruz?” sorusuna karşılık benim ne düşündüğümü yazacağım.

DEVRİM WELLMAN/MEDYABEY/ABD-L.A

 

 

 

 

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com