‘”SADECE İŞİMİZİ YAPIYORUZ!”

 

 

‘Adını Feriha Koydum’ dizisinin Hande’si Ceyda Ateş, ‘Bir Çocuk Sevdim’in Derin’i Müjde Uzman, ‘Umutsuz Ev Kadınları’nın Emel’i Özge Özder, ‘Uçurum’un Nur’u Esra Ronabar ve ‘Kuzey Güney’in Simay’ı Hazar Ergüçlü…

Onlar seyirci tarafından sevilmeyen dizi karakterlerine can veriyorlar. Bu durumdan genelde memnunlar ama arada bir sitem etmekten de geri kalmıyorlar. Elele Dergisi bu güzel ‘kötü’leri nisan sayısına taşıdı.

HAZAR ERGÜÇLÜ

“Simay medeniyet sınırlarını zorluyor”

Oyunculuk maceranız nasıl başladı?

Kötü bir dönemden geçiyordum, hem ailem hem psikoloğum tiyatroya başlamamı tavsiye etti. Gittim, bir daha da çıkamadım. Derviş Zaim, filmi için beni seçince hayatım değişti.

‘Kuzey Güney’de canlandırdığınız Simay karakteri fenomene dönüştü. Rolünüzü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bence Simay garip, zavallı, karaktersiz, ucuz dediğimiz ve sevmediğimiz insanlardan. Çok yalan söylüyor. Kimin ona faydası varsa onun yanında duruyor.

Benzer ve zıt özellikleriniz var mı Simay’la?

Çok fazla yok benzerliğimiz. Ben onun kadar seri yalan söyleyemiyorum. İnsanlara onun kadar kolay çıkışamıyorum. O bazen medeniyet sınırlarını fazla zorluyor.

Sokakta görüp de size kızan oluyor mu?

Çok. Bir gün yanıma yaşlı bir adam geldi, “İki oğlum var, Allah senin gibisinden korusun” dedi.

Üzülüyor musunuz bu tepkilere?

İlk tepkilere üzülüyordum. Açıklama ihtiyacı duyuyor, yapamıyordum. “Ne yapacağım, insanlar beni sevmiyor” diye düşünüyordum. Twitter’da, yaratıcılık sınırlarını zorlayan ağır küfürler alıyordum. Şimdi de takmıyorum veya üzülmüyorum diyemem, sadece alıştım.

Biri size Simay’ın yaptıklarını yapsa tepkiniz ne olurdu?

O fırsatı vermem ama oldu da boşluğuma geldi… Hemen keserdim ilişkimi. Tek kelime etmesine izin vermem.

Sizin hayatta yaptığınız en büyük kötülük ne?

Net bir şey söylemem mümkün değil ama yalan söylediğimde çok kötü hissederim kendimi.

Beş yıl önce hayallerinizi ne süslüyordu?

İngiltere’de hukuk okuyacaktım.

Beş yıl sonraki hayaliniz ne?

Oyunculukta iyi bir yere gelmek.

CEYDA ATEŞ

“Bana kızanlara teşekkürler”

‘Adını Feriha Koydum’ dizisinde canlandırdığınız Hande karakterinden ülkece nefret eder olduk ama siz yine de bize karakterinizi anlatır mısınız?

Hande dişi ve hırslı. Sevgisiz büyümüş, her isteği yerine getirilmiş bir kız. Yerine gelmeyenler için hırs yapıp tırnaklarını gösteriyor. Hande, sevgiyi Emir ve Koray’da bulmuş. Onları kaybetmek istemiyor ve yaşadığı şeyleri gerçek sanıyor. Hırslı olmasına rağmen çok da duygusal bir kız.

Hande’ye benzeyen yanlarınız var mı?

Ortak noktalarımız, dobralığımız ve hırsımız. Onun dışında çok fazla benzer özelliğimiz yok. Hande’nin giyim tarzı makyajı bile bana çok zıt.

Sokakta aldığınız tepkiler ağır oluyordur.

Evet, bana fazla kızıyorlar. Sokakta bela okuyan, tokat atan var. Bir gün bir teyze yanıma gelip hafifçe bir tokat attı. Üzerine “Lütfen artık kötülük yapma” dedi. Bazıları bu tepkilere kırılabilir ama ben hiç üzülmüyorum. Çünkü bu, işimi iyi yaptığımı gösteriyor. Bunu iltifat olarak görüyor, teşekkür ediyorum.

Biri size Hande’nin yaptıklarını yapsa?..

Tahammül edemem. Bazen ben bile oynadığım karaktere sinirleniyorum.

Kendinize yaptığınız en büyük kötülük neydi?

Herkesi çok iyi zannetmem.

Peki sizin hayatta gördüğünüz en büyük iyilik ne?

Annemle babamın her zaman arkamda olması.

Nasıl bir sevgilisiniz?

Çok değer veren biriyim. Aşıksam onu çok mutlu etmeye çalışırım. Biraz inatçıyımdır. O yüzden bazen sorunlar yaşarım sevgilimle. Dediğim dedik davrandığım da oluyor. Onun dışında genelde yapıcı ve pozitif olan tarafımdır.

Göz önünde olmanın en çok neyini seviyorsunuz?

Takdir edilmeyi ve işimdeki başarılarla ilgili övgü almayı seviyorum.

MÜJDE UZMAN

“Bana ‘2012’nin kara meleği’ diyorlar”

‘Bir Çocuk Sevdim’deki Derin’i başta çok sevdik ama son haftalarda seyirciyi kızdırdı. Derin’in karakter özelliklerinden bahseder misiniz?

Derin hırslı ve hafif kafadan çatlak bir kız. Zor şartlar altında büyümüş, tek başına ayakta kalmış. Ne zaman ne yapacağı belirsiz.

İnsanlar size kızmaya başladı mı?

Sokakta çok fazla tepki almadım ama son 1-2 haftadır yaptıklarımdan dolayı bana sette ‘2012’nin kara meleği’ diyorlar. Twitter’dan çok fazla tepki geliyor. “Sinan’ı rahat bırak” falan diyorlar. Ben de “Merhaba. ben Müjde” diyorum.

Biri size Derin’in yaptıklarını yapsa ne yaparsınız?

Önce oturup konuşurum onunla. “Kardeşim, benden ne istiyorsun?” diye sorarım. Çünkü bir yerde, insanların bunu çaresizlikten yaptığını anlayabilirim ama iş bilinçli bir şekilde ilerliyorsa o kişiyi hemen hayatımdan çıkarırım.

Hayatta size yapılan en büyük kötülük ne?

Yakın bir arkadaşım, hayatımın aşkıyla bir şeyler yaşamaya başladı. Üstelik çocukluk arkadaşım da buna yardım etti. Erkek meselesi gibi görünebilir ama öyle değil. Büyük kazık yedim ve hırsını hâlâ içimden atamadım.

Peki sizin yaptığınız en büyük kötülük ne?

Ortaokulda aşık olduğum çocuğu kız arkadaşından ayırdım.

Bir erkek ne yaparsa sizin için biter?

Aldatmak falan diyemeyeceğim, çünkü ben gerçek olmayan şeylerden hoşlanmıyorum. Bir erkek beni aptal yerine koyarsa her şey biter.

Karakterinizin en belirgin özelliği ne?

Haksızlığa gelemem. Biraz da inatçıyım ama yaşım ilerledikçe bunu törpülüyorum sanırım. Açlığa asla dayanamam, açken canavara dönüşürüm. Uykudan uyanınca da lanet biri olurum.

ÖZGE ÖZDER

“İnsanların içindeki tatlı cadıyı gıdıklıyorum”

‘Umutsuz Ev Kadınları’ dizisinde canlandırdığınız Emel, nasıl bir karakter?

Aslında çok kötü yazılmış bir karakter değil ama hep insanların bam teline basıyor. Emel, karşılaştığım en tatlı oyunbozan. Sadece ilgiye ve insana ihtiyaç duyuyor. Erkeklere karşı ısrarcı ve cesur bir dişi. Biraz da saf ve duygusal. Dikkat çekmek için çabalayan, dışlanmış, bu yüzden de hırçınlaşmış sevimli bir çocuk gibi. Biraz da çatlak ve dengesiz.

Emel’le benzer ve zıt özellikleriniz neler?

Neşeli ve yufka yürekli oluşumuz, dobralığımız çok benziyor. Ama pot kırmak ya da bile bile birini mahcup etmek, can acıtmak değildir benim dobralığım. Emel’in dobralığı biraz can yakıcı cinsten.

Sokakta tepki alıyor musunuz?

Hayır, çünkü insanlar Emel’i seviyor. Emel’in Yasemin’le didiştiği sahneler eğlendiriyor. Evet, biraz cadı ama tatlı cinsinden. İnsanların içindeki küçük şeytanı, tatlı cadıyı gıdıklıyorum. Sanırım ondan bana kızmıyorlar.

Biri size Emel’in yaptıklarını yapsa ne yaparsınız?

Çok ama çok gülerim. Kötü olmayı beceremiyor çünkü. O beceriksiz, cin fikirli halini, bahtsızlığını, saf tarafını seviyorum Emel’in.

Bu hayatta yaptığınız en kötü şey ne?

Hiç planlı bir kötülük yapmadım. Vicdan terazim çok hassas çalışır. ‘‘Benim vatanım dünyadır ve dinim iyi olanı yapmaktır’’ sözü yaşama bakışımdır.

Size yapılan en büyük kötülük ne?

Bana yapılan kötülükleri yok sayarım. Var etmem, besleyip büyütmem, ruhumda barındırmam.

Peki, sizin karakterinizin en belirgin özellikleri neler?

Hayata ve tüm canlılara karşı duyarlı oluşum, anaç tavrım, yardımseverliğim, kötü gün dostu olmam ve iyi yemek yapmam öne çıkan iyi özelliklerim. Kötü özelliklerimse mükemmeliyet takıntım, bazı durumlarda kararsızlığım, unutkanlığım, çok biriktirip birden patlamam, emrivaki ve ısrar durumlarına katlanamamam.

ESRA RONABAR

“Şiddetli tepkiler alacağımı düşünüyordum”

‘Uçurum’ dizisindeki Nur nasıl biri?

16 yaşında bu işe başlamak zorunda bırakılmış. O zamandan beri de arzu nesnesi olarak kullanılmış. Büyük bir vahşete uğramış, çok güçlü bir kadın. Genelde bu tip durumlar, ölümle sonuçlanıyor. Nur da kendine bir çıkış noktası yaratmış ve ‘mama’ olmuş. Ama onun çıkış noktası başka insanların çıkışsızlığına dönüşmüş.

Sokakta tepki alıyor musunuz?

Ben daha şiddetli ve kötü tepkiler alacağımı düşünüyordum ama insanlar genelde diziyi çok beğendi. Biz, bu dizide bir insanlık sorununa değiniyoruz. Türkiye, insan ticaretinin önemli konumlarından biri. Bu konuda sosyal medyayı, insanları hareketlendirebilmek bizim için önemli.

Bugüne kadar yaptığınız en kötü şey nedir?

18 ay sigarayı bıraktıktan sonra tekrar başlamak.

Size yapılan en kötü şey ne peki?

Bunun çetelesini tutmuyorum. Unutmak daha rahatlatıcı. Çünkü unutmazsam yaşamıma devam edemem.

Hayatta yaptığınız en büyük iyilik ne?

Üniversitede kimya bölümünü üçüncü sınıfta bırakarak oyunculuk sınavlarına girmem ve hayatımı böyle devam ettirmek konusunda aileme karşı durmam.

Peki, yoğun hayatınıza kısacık bir mola verseniz ne yaparsınız?

Çeşme’ye gidip yüzmek isterim.

Yakınlarınız, sizi en çok neden eleştirir?

Sabırsızlığımdan ve çok duygusal olmamdan.

Siz kendinizi en çok ne için eleştirirsiniz?

Duygusal olduğum için. Çevremdeki olayların bende daha az tahribat yaratmasını isterdim. Midemin, başımın daha az ağrımasını isterdim. Biraz boş vermeyi becerebilmeyi isterdim. Gazeteyi açtıktan ve kapattıktan sonraki ruh halim aynı olsun isterdim. Bunları beceremiyorum.

Posta

 

Etiketler:

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com