OYA TEKİN / DİLA HANIM’DA NİHAYET TAŞLAR YERİNE OTURUYOR

Aslında yazım hazırdı bugün onu yayına verecektim. Dila Hanım’a ise ilerleyen günlerde yer vermekti niyetim ama akşamki bölümü izleyince yazmaktan geri duramadım sıradaki yazımla yer değiştirdim.

Geçen hafta verilen fragmanla dizinin geçen yılki handikabını aşacağını hissetmiştim. Ve bu hafta son bölümünü izleyince yanılmadığımı gördüm.

Bu diziyi en başından beri önemsemiştim. Çünkü feodal düzeni, toprak ağalığını bir yerde sorgusunu yapacağına inanmıştım. Günümüze uyarlanarak bugünün gerçekleriyle harmanlayacaklarını düşünmüş içine de masalsı bir aşk sokarak bizlere sunacakları beklentisiyle yaklaşmıştım. Ne yazık ki yayınlandıktan sonra öyle olmadığını gördüm. Gördük.

Bunun nedenlerini eski yazılarımda defalarca yazdım. Çok fazla senarist değişikliği ile bunu aşmak istediler çabaladılar ama olmadı. Ortaya farklı bir iş çıktı.

Açıkçası bu sezon Dila Hanım’dan hiç umudum yoktu. Fakat sanırım yaz sezonu üzerinde fazlaca düşünülmüş hatalar masaya yatırılmış ve bu sezona tadımlık bir Dila ile çıkmışlar.

Tabii Dila Hanım filmi ile kıyaslamadan bakarsanız.

dila-hanim

Adı Dila olan bir dizi izlediğinizin gerçekliği ile değerlendirirseniz.Bu değerlendirme içinde hissedilir oranda bir yenilenme görüyorum olumlu anlamda.

Öncelikle Dila’nın kocasını vuran Rıza’nın yargılanmasını isteyen savcımız. Başından beri bildiği halde suskun kalması burada savcıların iş yapmıyor mu sorgusunu getirtiyor, zaman zaman nasıl bir savcı dedirtiyordu?

Hukukun bu kadar kişiye özel işleyişinin sorgulandığı bir dönemde en azından dizilerde bunun olmamasını istiyoruz ister istemez. Adalet mekanizmasına olan inancımız tamamen yok olsun istemiyoruz haliyle.

Nasıl işlenir nasıl sorgulanır bilemem. Mantığında Rıza’yı Dila’dan uzak tutma gerekçesine sığınılsa da bir Savcı olarak görevimi geç de olsa yapmalıyıma sarılmasını istesek de bu önemli ayrıntıyı atlamamaları iyi olmuş. Umarım işleniş ve sorgusu da doğru yapılır.

Bir diğer konuda sivri karakter Azer. Geçen sezonda Azer’in ani değişimi eğreti duruyordu.

Bu sezonsa hem âşık Azer hem korkuları yüzünden kötülük yapan Azer izliyoruz. Denge kendi kendini sorgulamasında ki sahnelerle çok iyi kurulmuş ve Azer’e hayat veren Necip Memili’nin usta oyunculuğu zaten tartışılmaz. Bu karakterin repliklerini kim yazıyorsa alkışlıyorum.

Yaptıklarını tasvip etmese de seyirci bu karakteri seviyor. Bu da hem oyuncunun hem de o karakteri işleyen kişinin başarısıdır.

Özellikle akşamki bölümde kısırlığını sorgularken oyunculuğunda tavan yaptı. Repliklerle de tamamlanan sahne bir erkeğin eksikliğinin nerelere kadar varacağını, kendi içinde ne fırtınalar kopardığını o kadar iyi anlatıyordu ki Azer’in her yaptığının nedenini anlamamıza sorgulamamıza fazlasıyla yetti.

Ve ani bir kalp krizi ile değişime uğrayan annemiz. Yeni haline alışmakta zorlansak da doğrusu bu oldu.

Çünkü anne ve oğul arasında geçen o yerlerde ki diyaloglar çok rahatsız ediciydi. Şimdi ana oğul arasında ki dertleşmeler ve kadın dayanışmasına katkıları Melike Hanım’ın Hanım ağalığına daha uygun düşmüş.

Bu kadar hızlı geçişi seyirci ilk anda garipsese de sevdiren ve hissettirende tabiî ki yılların başarılı oyuncusu Hülya Darcan’dır. Ben hala kendisinin Büyük Yalan’daki intihar sahnesini unutmayanlardanım. Onun oyunculuğunu tartışmak da kimseye düşmez.

Dila Hanım’a hayat veren Hatice Şendil’in oyunculuk adına kazandığı ivmede göz dolduruyor. Dila Hanım’ın korkularını, üzüntülerini iniş ve çıkışlarını oldukça iyi yansıtıyor. Olmamışlarda var elbet ama yıllardır piyasada olup tek düzeliğinden kurtulmamış oyuncuları görünce sürekli kendini yenileyen Hatice Şendil’e farklı bir cümle kurmak açıkçası haksızlık olur.

Yeni versiyonla Dila Hanım’ın o an anlatması gerekenleri veriyor ve aktarıyor. Sadece eksiklik bana göre Hanım ağalığı ile Avukatlığı arasındaki geçişi henüz tam oturtamamış olmaları. Yani tam olarak mesleğinin kadını ya da tam olarak Hanım Ağa gibi görememek. Bunun biraz üzerinde çalışılması gerek düşüncesindeyim. Hem Ağa hem hukuk kadını bir birine zıt kavramlar bu konu biraz işlense ve denge tutturulsa çok iyi olacaktır.

Ve pek şirin her yerde karşımıza çıkabilecek yanardöner işçileri karı koca kahramanlarımız. Onlar arasındaki diyaloglar diziye renk getiriyor. Canip ve Hayriye karakterlerine hayat veren, sevdiren oyuncularımız Ali Düşenkalkar ve Özlem Tokaslan’ın oyunculuklarında ki ustalıktan kaynaklı olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Diziye renk veren bu ikiliye bu sezon daha da önem verilmesi iyi olmuş.

Yine geçen sezondan kafalarda mantısızlıklarla dolu birçok konunun üzerinden geçilmiş. Sultan’ın işlediği cinayetin kurgusu örneğin geriye dönük flashbacklerle verilen sahnelerle aradaki boşluk ve mantıksızlıklar doldurulmuş.

Dila Hanım dizisinin birde kendine özgü mizahi bir yanı var. Bunu çok iyi kullanıyor. Ağır bir drama bağlamadan tebessümle günümüz eğriliklerine yer yer göndermelerle zaman zaman Azer karakteri üzerinden zaman zaman sevimli ikili üzerinden yaparak keyifli bir seyir sağlıyor.

Erkan Petekkaya’ya gelirsek onun oyunculuğunu ya da oynadığı karakterlere kattıklarını konuşmaya bile gerek yok.

Dila Hanım’ın Rızası kendine has ve o toprakların adamı. Bunu da bizlere fazlasıyla veriyor. Geçen sezonun sonlarında Rıza karakterini biraz modernleştirmeye yeltendikleri için rahatsızlık duysak da o hep o topraklara aitliğini hissettirdi Rıza’nın.

Senaryo iyi işleyince rahatsızlıklar ayıklanınca tadı da bir başka oluyor. Bu sezon Dila Hanım kendini yenilemiş yönetmeni Nihat Durak’ın diziye kattıklarını zaten hissediyorduk geçen sezonda ama senaristlerin yanlış işleyişi ister istemez göze batıyordu bu sezon hem yönetmenin farkını hissediyoruz hem de senaryonun. Yani yönetmen senaryoyu hissettiriyor. Kötü işleyince senaryo yönetmen ne yapsa hissedemiyorsunuz.

Umarım çizgi korunur. Yine kısır döngüye düşmezler.

Çokça rahatsız olunan önemli bir konuda Fatma’nın tecavüzcüsüne âşık ettirilmesi konusu oldu ki evet çok can sıkıcı bir durumdu bu.

Halende bu can sıkıcılığı gözümüze batıyor. Keşke Azer’e bu yaptırılmasaydı. İlk çizilen Azer karakteri Fatma’ya asla zarar vermezdi. Ama gerçek Dila Hanım filminde Rıza’nın Dila’ya olan tecavüzü vardı.

Bu konu geçen sezonun yanlış mantığa oturtulmuş çizgisinde ve seyirci tepkisini de göze alamadıkları için sanırım Fatma üzerinden işlendi.

Keşke hiç işlenmeseydi Azer’in sevdası böyle hassas bir konuyla kirletilmeseydi. Şimdi hala orada asılı olan bu mesele sanırım önümüzdeki bölümlerde işlenecek bir şekilde. Gelecek haftanın yayınlanan fragmanından anladığım kadarıyla Fatma’yla Azer arasına şiddet ve kıskançlık girecek.

Azer’in babalık eksikliğinin üzerindeki baskı kullanılarak konu işlenecek diye düşünüyorum. Fragmanlardan bunu anladım.

Konunun bu çarpık noktası da doğru işlenirse iyi olur düşüncesindeyim. Ama her iki karakterin aşklarını izlemek isteyen kesimi de düşünerek toplumsal rahatsızlığa sebep olan konuyu da atlamadan. Benzer dizilerin hatalı mantığına oturtulmadan.

Bu arada yeri gelmişken atlamak istemiyorum Ayfer Dönmez’i Bir İstanbul Masalı’nın masum Ceylan’ı olarak tanıdık. Şimdilerin Fatma’sı o çocuksu masumiyeti hala yüzünde koruyor. Fatma karakterini sevdiren Ayfer Dönmezdir. Sanırım onun dışında başka bir isimle bu karakterin yükledikleri verilemezdi.

Ve Dila Hanım bu sezon merak unsurunu diri tutma yöntemine geçiş yapmış ki bir dizinin izlenirliğini artıran en önemli unsurlardan biri budur.

Daha önceki fragmanlarda her şey anlaşılırdı ve diziyi izlemeden fragmanla yetiniliyordu şimdi ters köşe yapıyor seyirciyi. Buda olması gerekendi geç kalınsa da bu sezon bunu yakalamaları iyi olmuş devamında da aynı gidilirse yeni kanalında Dila Hanım çıtayı yüksek tutacaktır kanısındayım.

Medcezir’in Star’da ki fazla ayrıcalığından Show’a geçen Dila Hanım bence iyi yaptı bundan sonra tekrara ve pembe dizi ayarına düşmeden yol almasını diliyorum…

Şimdilik gözüme çarpan şeyler bunlar batanlar olunca da yazarım zamanı gelince özetle bu sezon Dila Hanım pembeleşmekten kurtulmuş özüne dönmüş diyebiliriz…

OYA TEKİN / MEDYABEY

oyatekin@gmail.com

https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin)

http://yurthaber.mynet.com/yazarlar/tum/1/o.tekin35

http://blog.milliyet.com.tr/intikam-dan-ask-a–medcezir-den-kayip-a–suleyman-dan-fatih-e-gunesi-beklerken-yeni-sezona-merhaba/Blog/?BlogNo=428884

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com