DİLA HANIM PEMBE DİZİYE DÖNÜŞMEMELİ

Dila Hanım dizisine en başından beri fazlaca eleştiriler yapılırken, bitti bitecek denilirken ben hep tersini savunmuş, senaryo düzelirse Dila Hanım’ın ciddi çıkışlar yakalayacağını savunmuştum.

Nitekim senarist değişikliği ile Dila Hanım o çıkışı yapmış uzun bir sürede cumanın iyileri arasındaki yerini almıştı.

Ta ki senaryo Yazıcılar Grubu’na emanet edilene ve Seyit Bey diziden çıkarılana kadar.

Hoş bu Yazıcılar Grubu’nu da anlamış değilim; kimler yazar, kimler yazmaz, etkin kimdir, kim değildir, grup ne kadar bağımlı ya da bağımsızdır? Bu bilinmezlerle işi devralan grup Engin Şenkan’ın oynadığı karakterin dizideki boşluğu fazlaca hissedilirken üstüne bir de o büyülü öyküyü Yeşilçam’a bağlayıp pembe feodalizme bürüdüler.

Tabii senaryo bu gruba geçmeden içinde sıkıntıları barındırıyordu.

Başlangıçta Zülküf Yücel’in kendi içinde zengin hikâyeye sahip olan işe yanlış dokunuşu kısırlığa itmişken Ayfer Tunç’un gelmesiyle bir süre toparlamış çok iyi bir çıkış yakalamıştı.

Ancak o da “kadınların ayakları sağlam basmıyor” söylemiyle işi devralırken değer yargılarından uzak ya da gelgitli kadınlar yaratmıştı.( Evin yengesinin başka bir adamdan hamile kalması, Dila Hanım’ın gelgitleri vb. gibi)

Tabii kadınlar böyle olurken erkeklerin de ayaklarıyla oynanmıştı. Senaryo bu gariplikler içinde yol alırken Yazıcılar Grubu işin içine dahil olmuş onlar da seyircinin hafızasıyla oynamayı tercih ederek bugün gelinen yere getirmişlerdir.

“Rıza” karakterinin ilk bölümlerinde Dila Hanım’a söylediği “ben hiç aşık olmadım” sözleri yok sayılarak hayal aleminden bir kadın ve çocukla Arzu karakteri yaratılıp, fragmandan anlaşıldığı kadarıyla Lale Devri’nde “Azra” karakterinin yapmaya çalıştığı ama beceremediği erkeği uyutarak ırzına geçme havası “Arzu” karakterine yaptırılarak güzelim işi Brezilya işine çevirmişlerdir.

Oysa ki atlanan gerçek şuydu. Dila Hanım iki sebeple seyirciyi ekrana bağlıyordu. Başta Erkan Petekkaya ve Hatice Şendil olmak üzere dizideki oyunculara duyulan sevgi, diğer faktör ise Rıza-Dila aşkının masalsı büyüsüydü.

Her şeye rağmen Dila-Rıza aşkının masalsı büyüsü seyirciyi ekrana kilitliyordu.

dila-hanim

Bugünkü senaryoya rağmen hala iş yapıyorsa bu dediğim gibi oyunculara duyulan sevgidendir. Bir de Necip Memili’nin üstün performansıyla hayat verdiği “Azer” karakterinin sıra dışı öyküsüdür. Sakın ola ki Azer’e dokunmasınlar.

Ama ikinci sezonda devam kararı alan dizi yeni gelecek olan senaristle de toparlayamaz masalsı aşkı koruyamazsa korkarım ki işi zor.

Sağlam bir öykünün üzerinde böylesine gereksiz oyunları oynayarak bugünün senaryolarına benzetmeye gerek yoktu.

Bu tür hanımlı, beyli Anadolu topraklarında yapılan diziler ister uyarlama ister özgün olsun seyircinin kafasında sabittir. Bu yüzden sağlam erkek, sağlam kadın profilleri olan yapımlar olmaya mahkûmdur. Seyirci o topraklarda yapılan dizilerde Brezilya dizilerinde olan pembe erkekler görmek istemiyor. İkinci, üçüncü kadın entrikalarını istemiyor. Ayakları sağlam yere basan, sevdiği kadın için her şeyi göze alan deli fişek erkek karakterleri görmek istiyor.

Aman ha bu ayak sağlamlığı da yanlış anlaşılmasın zira bizim ayak sağlamlığından anladığımızla senaristlerin anladığı şey çok farklı.

Yani kısacası o topraklar seyirci için bir büyü yaratıyorsa karakterleri de aşkları da masal kahramanlarındaki gibi olsun istiyorlar. İşte Dila’nın şu anki handikabı budur. Masaldan uzaklaşılıp yalana kayan Brezilya saçmalıklarına dönmesi.

Oyuncuların üstün performanslarına senaristlerin de ortak olması gerekmektedir. Erkan Petekkaya ve Hatice Şendil çok iyi bir ikili oluşturmuşken bu ikilinin dizideki karakterlerinin inandırıcılığını kaybettirmesinler.

Bu arada kanalın da diziye gerekli özeni göstermesi gerekmektedir. Madem devam kararı alındı sürekli verilen araların dizilere faydadan çok zararı olduğu gerçeğini de unutmamak gerek. Yarışmalar şu-bu’lar için bölümlerin yayınlanmaması ve de tanıtım fragmanlarının yeterince dönmemesi dizinin gidişatını da fazlasıyla etkilemektedir.

Biran önce bu çıkmazdan dönülmezse dizi yerini Karagül’e kaptıracaktır. Çünkü yeni bir masal o topraklardan geliyor. İşte bu yüzden bu iki dizinin bu yarışta birbirlerine rakip olduğunu düşünüyorum.

Tabii Karagül şu anki mevcut seyrinden uzaklaşmazsa sadece Dila Hanım’ı değil cumanın diğer dizilerini de zorlayacak.

OYA TEKİN / MEDYABEY

oyatekin@gmail.com

https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin)

http://yurthaber.mynet.com/yazarlar/tum/1/o.tekin35

http://blog.milliyet.com.tr/asmali-konak-a-baglanan-karagul-ve-dila-hanim-in-pembelesen-halleri/Blog/?BlogNo=412907

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com