DİLA HANIM ASLINDA NEYİ BAŞARDI?

dila-hanim

Sarıgöl’de yaşayan iki büyük aile Barazoğulları ve Selamoğulları’nın kaderleri Barazoğlu İhsan ve eşi Dila’nın kasabaya yerleşmeleri ile yeniden yazılacaktır. İhsan Barazoğlu ve Dila’nın mutlu evliliği talihsiz bir olayla gölgelenir.

Barazoğullarının reisi Seyit Bey, arsasını Selamoğlu Ailesi’nin dürüst ve saygıdeğer ismi Rıza’ya satmak için anlaşınca ailenin küçük oğlu Azer kavga çıkartır. Senelerdir Rıza’ya kin besleyen Azer’in silah çekmesi ile kavga başka bir boyuta taşınırken araya giren İhsan vurulur. İhsan, arkasında seven bir kadın ve düşmanlık bırakarak bu dünyadan ayrılır. İhsan Bey’in eşi Dila Hanım, silahlı kavgada eşini vuran Karadağlı Rıza’yı öldürmeye yemin eder. Dila, bir rastlantı neticesi, hiç tanımadığı Rıza’yla tanışır. Ona eşinin katili olduğunu bilmeden büyük bir aşk ile bağlanır. Rıza da Dila Hanım’a büyük bir aşk beslemektedir. Rıza, Dila’nın kim olduğunu öğrendiğinde kimliğini gizleme yolunu seçer. Rıza bir taraftan İhsan’ın ölümünden dolayı vicdan azabı çekerken diğer taraftan da giderek aşık olduğu Dila’nın intikam hırsı ile karşı karşıyadır. Dila’dan gerçek kimliğini gizlemiş olması ve aralarında günden güne büyüyen aşk, olayı daha da içinden çıkılmaz bir hale sokacaktır.

Dila Hanım, başlarda bir türlü oturmamıştı.Fakat sonra toparlayıp oturdu. Tabii bunda Erkan Petekkaya’nın rolü büyük.

Nedense Dila’yı oynayan Hatice Şendil, hep Türkan Şoray’la kıyaslanmıştı..

Dizinin yukarıdaki hikayesi dışında beni ilgilendiren kısmı ise sessiz sedasız izleyicisiyle arasında derin bir bağ kurabilmeyi başarmış olması.

Diziyi böylesine çekici hale getiren en önemli duygu bağı AŞK…

Rıza ve Dila’nın inanılmaz aşkı.

Olması imkansız gibi görünen aşk hali…

Tabii toplumda olmayacak bir durum yaşanıyor aralarında.

Yeni evli bir kadın, eşini kaybedeli birkaç ay olmuş; nasıl olur da yeni birine aşık olur?

Oysa insan her durumda her duyguyu yaşayabilir.

Aşk herzaman prim yapmıştır. Gerçek hayatta da rolde de aşk, aşktır. Aşk’ın duygusu insana en derinden geçer.

Aşk için söylenen sözler, yazılan hikayeler, filmler, şarkılar en derinden etkiler insanı.

İnsan duygulardan oluşur.

dila-hanim1

Hüzün, acı, mutluluk, kızgınlık ve aşk…

Bunları hissedip yaşayabiliyorsak, insanız demektir.

Dila Hanım, seyirciye aşk duygusunu o kadar güçlü geçiriyor ki gerçek bir aşk yaşıyor gibi hissediyor ve aşk’ın büyülü duygusuyla kaybolup gidiyoruz.

Aşk ne kadar güçlü bir duygu işte; hepimiz aşık olmasak da aşık olmak isiyoruz.

Aşk’ı yazmak zordur.

Aşk ancak yaşanabilir.

Eh Dila Hanım da aşkı bize hissettirebildiğine göre önemli birşey yapıyor demektir.

Akıl  hiçbir zaman aşka yolunu bulduramaz.

Dila ile Rıza umutsuz bir aşkın pençesinde kıvrım kıvrım kıvranırken aşk’ın gerçekliğini acısını mutluluğunu dayanılmazlığını buram buram hissediyoruz.

Aşk işte, sormuyor gelip buluyor seni.

Tabii dizide aşka kavuşamadığı için aşk bu kadar yakıcı ve etkileyici oluyor Dila ile Rıza için…

Neyse aşkı konuş konuş; anlat anlat nereye kadar canım! Yaşayın, görün, siz de… Aşk böyle birşey…

Nerede, kimle, nezaman, nasıl olur ve nasıl yaşanır bilinmez işte!..

Tıpkı Dila ve Rıza’nın aşkında olduğu gibi…

Ne demiş Ümit Yaşar Oğuzcan:

Aşk başlamadan güzel,

Kalplerde heyecan,

Bakışlarda korku olduğu zaman güzel…

Birbirimize sezdirmemek için çırpınış,

Başkaları görmesin diye çabalayış,

Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman…

Aşk başlamadan güzel….

NEŞE BERBER / MEDYABEY

twitter.com/nesebrb

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com