Davut Güloğlu 5 senedir neden albüm yapmadı?

Ünlü türkücü Davut Güloğlu, uzun bir sessizlik molasından sonra içini Türkiye gazetesi yazarı yazarı Burcu Çetinkaya’ya döktü. Hayli sıkıntılı günler geçirdiğini analatan Güloğlu, medyanın kendisine yönelik olumsuz tavrından yakınarak “Hep kötü haberler yapıyorlar hakkımda” dedi.

Davutoğlu, medyanın kendisini insanlara farklı şekilde yansıttığından yakınarak; “Nedense ilişkilerimde dünyanın en iyi, en sevecen, en kültürlü adamıyken ayrılık sonrası kötülüyorlar. Ne kadar bana hakaret edilmiş olursa olsun hepsine de saygı duyuyorum. Medya bizi insanlara farklı şekilde yansıttı. Bir karşılık vermediğim için, cevap vermediğim için, hep karalama kampanyaları oldu, hep başka hikayeler anlatıldı. Ama başarılarımızdan hiç bahsedilmedi.” diye konuştu.

İşte, o röportaj:

–  Bahsedelim… Mesela sizi mutlu eden başlıca başarılardan bahsedelim.
Fransa radyolarında bir Türk sanatçı olarak en fazla çalan kişilerden birisi olarak ödül aldım. AFP  (Fransız Basın Ajansı) dört kez Türkiye’ye gelip röportaj yaptı benimle. Sanki her gün Türkiye’delermiş gibi ufacık haberler çıktı sadece. Cumhurbaşkanlığı’ndan ödül aldık, 2000 yılında. Fidel Castro bizi davet etti aynı yıl. Katula Katula ve Nurcanım dünyanın her tarafında hâlâ çalmaya devam ediyor.

–  Bir kitap yazıyordunuz, ne durumda?
 Yazıyorum. Herşeyi yazacağım orada. Siyaset dergisinde 3 yıl köşe yazarlığı yaptım. Şimdi de Gala dergisinde yazıyorum. Köşe yazılarımdan da bir kitap oluşturacağım. Ayrıca kendi yaşadıklarımı da yazıyorum. Yazacak çok şeyim var. Şu anda çok yoğun bir temponun içerisindeyim. 80 sayfaya yazdım fakat 300 sayfaya ulaşmak istiyorum. Biraz daha bekleyeceğim kitap için.
–  5 senedir neden albüm yok?
Ülkemizde olup biten olaylar ve biraz da aslında televizyonun gidişatından soğumamdan dolayı. Kendimi rahatlıkla ifade edeceğim bir kanal bulmakta da zorlanıyorum. Biraz kendimi dinlendirdim, biraz gezdim, biraz da ticarete ağırlık verdim. Ama müziğe ara vermedim. Akşamları kendimi stüdyoya kapattım. Zaten bu arada 5 eserden oluşan bir single da yaptım. 3 eseri bana ait, ikisini de başka bir arkadaşımdan almıştım. Şimdi ise, uzun bir aradan sonra 14 eserden oluşan bir albüm geliyor.
–  Ne zaman çıkacak albüm? İsmi belli mi?
 Allah nasip ederse bayramda çıkacak. İsmi daha belli değil, bir doğsun öyle koyacağız. Sürpriz olsun. Dünyada kendimizi ifade edebileceğimiz bir tarz olacak. Amerika’da hâlâ Manhattan’da bir çok yerde benim şarkılarım çalıyor.
–  Hiç denk geldi mi, sizin şarkılar çalan bir ortama gittiniz mi?
 Beni tanımıyorlar mesela ama arkadaşlarımız insanlara ve dj’e söylüyorlar. İnanmadıkları oluyor ama şarkıyı söyleyince inanıyorlar. Yıllar önce 2004-2005 yıllarında Amerikan askerleri Almanya’da kendilerine bir gece yaptılar. Ben de davetliydim. Yüklü de bir para aldım, Eminem grubu da vardı. Katula Katula’yı bana defalarca söylettiler sahnede.
–  Bulunduğunuz noktadan, kariyerinizden memnun musunuz?
 Mesela arkada George Michael çalsın, özellikle onu söylüyorum çünkü çok severim. Veya Michael Jackson çalsın ve o sırada arkada da benim klibim dönsün. İnsanlar dönüp bakar mı? Bir çok insanla bu konuyu konuştum ve dünyanın her yerinde dönüp bakarlar, diyorlar.  Bu da beni mutlu eden bir şey. Ben de dünya mutfağında olsam, orada eserler yapsam, dünyada çok daha fazla ses getirebileceğime eminim. Bir gün bize de bu fırsat verilecek eminim. Herşeyin bir zamanı var, ona inanıyorum. 40 yaşından sonra çok şeyler olacak diye inanıyorum. Olmaya başladı da. Çok şey değişecek diye inanıyorum ve değişmeye başladı da.
–  Mesela ne değişti?
 Hayata bakışım çok değişti. İnsanları önceden daha çocukça seviyordum. Şimdi daha seçiciyim. Daha kuralcıyım. Artık biriktirdiklerimi insanlarla paylaşma zamanı gelmeye başladı. 40’tan sonra daha eğitici bir tarafımız oluyor. Peygamber efendimize (SAV) neden kırk yaşında verilmiş peygamberlik de daha önce değil diye düşünüyorum mesela bazen.
–  Başarılı olmak için eğitim mi önemli yoksa yetenek mi?
 Müzikte hepsi önemli. Bazısı eğitimlidir, bazısı alaylıdır. Ben mesela ses olarak alaylıyım. Ama notalar üzerinde eğitim aldım. Ama aileden gelen bir yetenek var. Babam bağlama çalardı, diğer abim de bağlama çalar. Diğer abim öğretmen. Rahmetli babam çok güzel şarkılar söylerdi. Ailede müzikle büyüdüm.
–  Türkiye’de en çok nerelerde popülersiniz?
 Ben Karadeniz’den çok Doğu ve Güneydoğu’da sattım. Nurcanım’da 1 milyon 350 bin doğuda sattım, 850 bin Karadeniz’de sattım. O yüzden doğudaki sevenlerime özellikle teşekkür ediyorum. Katula Katula albümünde de doğuda daha fazla sattık. En büyük hayallerimden birisi de doğunun her tarafında konser vermek. İnşallah Allah bana nasip eder.
–  Bu arada ticaretle ilgileniyorsunuz, neler yapıyorsunuz?
 Kentsel dönüşüm projelerimiz var. Kentsel dönüşüm çok hızlı gerçekleşiyor, kurumsal bir yapı var. O kadar büyük bir mütahit değiliz biz ama kendi çapımızda sağlam, kentsel dönüşüme uygun binalar yapıyoruz. Ben hep çalışkan oldum. Alım yerlerine sırtımızda çay da taşıdık. Petrolle de uğraşıyoruz. Bu sıralar ise daha çok inşaat işiyle uğraşıyoruz. Atalar, Kartal’da ve Rize’de şu an inşaatlarımız. Çocukluğum Atalar, Rahmanlar’da geçti. Şimdi de paramı oralarda yatırım için değerlendirmeyi tercih ediyorum. Hâlâ çocukluğumdan tanıştığım bir çok insan orada. Rize’de doğdum, çocukluğumun bir kısmı da orada geçti. Oraya da yatırım yapıyorum.
–  Kaç kardeşsiniz?
 Biz 11 kardeşiz. 13 kardeştik, 2 tanesi vefat etti. Bir abimiz, bir de ablamız vefat etmiş. Ama Allah uzun ömür versin 11 kardeşin hepsi de hayatta. 8-9 yaşına kadar aynı evde yaşadık. Anne, baba, kardeşler. Çok güzeldi, bunu anlatmak, tarif etmek çok zor. Çok güzel bir duyguydu. Kavgalı, gürültülü, iki dakika sonra barışıp aynı sofrada buluşan kardeşlerdik işte. Bütün abilerime, ablalarıma, kardeşlerime çok teşekkür ederim, hâlâ da hep beraberizdir.
–  Allah rahmet eylesin. Erken yaşta, bir yıl arayla hem anneyi, hem babayı kaybetmişsiniz. Bu sizi nasıl etkiledi?
 Ben o zaman İmam Hatip ikinci sınıftaydım. Ezan okuturdu babam hep sesin çok güzel derdi. Tam 11-12 yaşlar, delikanlı hissetmeye başlıyorsunuz. Sevgi eksiği, ne kadar ablalar, abiler verse de anne, babanın yokluğu derinden yaralıyor insanı. Ben babayım, baba olunca daha iyi anladım bazı şeyleri, siz de anne olunca anlayacaksınız. Ben yetimim. Allah kimseyi erken yaşta annesiz, babasız bırakmasın. Çok zor birşey. Benden dört tane ufak kızkardeşlerim var. En ufağı 2 yaşında yetim kaldı. Onların travması daha  da büyük oldu.
–  Erken yaşta baba olmuşsunuz, yaşadıklarınızın etkisi var mı bu tercihte? Nasıl bir babasınız? Otoriter misiniz?
 Tabii ki. 18 yaşında baba oldum ben. Düzeni sevmemin, aileyi sevmemin çok etkisi var burada. Çocuklarımla hem çok sıcak hem de seviyeli bir ilişkim var. Gece üçte onları uyandırır ve akıllarının karışmayacağı, dikkatlerinin dağılmayacağı o saatte yüzlerini yıkatır, onlarla uzun uzun konuşur, nasihat veririm.

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com