ÇOCUKLARI EKRANLARA FEDA ETMEMELİ

çocuklar

Bize böyle öğretmediler.

Çocukların masumiyetinin paraya tahvil edilmesi, en kötüsü de reklamlarda kullanılması, bize üstadlarımızın öğrettiği ve haliyle mantığımızla duygularımızla benimsettiği üzere, etik dışı.

Ortaasya’da güzel bir ülkede yaşadım  bir süre. Kazakistan’ da. Polonya, Rus ve Kazak televizyonlarını da izleme olanağı buldum haliyle. Kültürel olarak yüksek kapasitedeler. Kıskançlık buram buram değil mi?

Reklamlara gelince. Çocuklara yönelik bir reklam dahi olsa, belli bir yaşın altında çocuklar grafiklerle ya da ebeveynlere yönelik anlatımlarla yayınlanıyor.

Bizde?

Siz düşünürken şunu da hatırlatmak isterim: Dünyada hatta ülkemizde çocuk pornosu maalesef çok yaygın.

Çocuğunuzun bu sapkınlığa malzeme ve kaynak olmasına nasıl izin verirsiniz diye anne ve babalara sormak lazım.

Bir ürünü satmak için illa ki çocuk masumiyetini, gülüşünü v.s. kullanmak isteyen reklamcı ve medyadaki meslektaşlarıma da eseflenmekten kendimi alamıyorum haliyle.

Market reklamı … Çocuk… Bağlantıyı kurmak mümkün de, bunu sözle anlatmak da mümkün. Genel çekim… Bir aile çocuklarıyla… Bunun hiçbir sakıncası yok. Çocuğu afişe etmek boyutuna gelince, kanımca yine sakıncalı.

Ülkemizde mini mini filizler yetişiyor.

Onları kullanmak değil, imkanlarımızı onlar için kullanmak, daha yetişkince ve sorumlu bir tavır değil mi sizce de?

Üstelik,  RTÜK Yasası ilk çıktığında sözümona bunların önünü alacaktı.

Buna yorum yapmıyorum, bilinçli olarak.

Kültür-sanat programları…  Ne keyifliydi rahmetli Rekin Teksoy’ dan yorumlarla sinema izlemek. TRT 2’ nin bir özgünlüğü vardı.

Şimdi her şey ortaya karışık.

Alin Hanım ve Ali Hakan da çeşni olunca, evet bir” kültür kanalı” derdik, sabaha kadar izlerdik.

Yaşlanmışım gibi konuşuyorum değil mi?

Mesele şu: Ülkede televizyon yayıncılığı pörsüdü, epridi.

Haber kanalları kimseyi memnun etmiyor, belki belli bir kesimi…

Polis – Adliye haberleri en kanırtıcı anlatımla ekranlarda.

“Sosyal Devlet” politikalarının uygulanamamasından kaynaklanan töre cinayetleri, genç  anneler, küçük yaştaki çocuğa tecavüzler, aklınıza geleni yazmayacağım çünkü  zihnim ve bünyem kaldırmıyor. Bununla birlikte kaç göçün ve erkek olmanın abartıldığı toplumlarda, yörelerde yaşananlara eklenen garip ve acınası vakalar da cabası.

Uğur Dündar’ı TV ekranında görmeyi, O’nu okumayı özledim. Dahası var mı?

“Var “diyorsanız, sayfalarımız size de açık, maillerle bize ulaşabilirsiniz.

Fikir, öneri ve görüşlerinizi bekliyoruz. Paylaşmak , araştırmak ve yine size aktarmak üzere.

Saygılar. Bir ilk yazı için, sözlerim şimdilik bu kadar.

Esenlikle ve sosyal medya dahil tüm medyada etik anlayışının, özgürlüğün, saygının geliştiği günleri görmek dileğiyle.

BAHAR SAR/ MEDYABEY

 

 

 

 

masaustu
mobil

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com