Cem Küçük damatlarıyla mekan basan Fatih Terim için ağır yazdı

Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük bugünkü köşesini damatlarıyla Alaçatı’da mekan basan Milli Takımlar Futbol Direktörü Fatih Terim’ e ayırdı. Cem Küçük Terim’in neden olduğu olayı tam bir skandal olarak nitelediği yazısında muhabirinin haberine yer vermeyen Anadolu Ajansı’nı kıyasıya eleştirdi.

CEM KÜÇÜK: OLAY TAM BİR SKANDAL

Bilindiği gibi habere imza atan ajans muhabiri İbarhim Evrim Ayral, haberine yer verilmemesi nedeniyle Anadolu Ajansı’ndaki muhabirlik görevinden istifa etmişti.

Cem Küçük’ün “Her Yönüyle Fatih Terim Olayı” başlıklı yazısından bir bölümünde şunları yazdı:


Şu olaya bakın: Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim damadının yanına dükkân açan kebapçı Selahattin Aydoğdu’yu arıyor ve Aydoğdu’nun ifadesiyle, “Sen benim damadımın yanına nasıl dükkân açarsın” diyor. Aydoğdu da bu üsluba aynı sertlikte cevap verince Fatih Terim Bodrum’dan kalkıyor, gece gece Alaçatı’ya geliyor. Camlar, çerçeveler, masalar, sandalyeler havada uçuşuyor. Selahattin Aydoğdu’nun ifadesiyle “Fatih Terim ve damatları kaçıyorlar.” Anlaşılan Şafak Sezer’in Kolpaçino filmindeki gibi bir mekân baskını bu. Eminim bu satırları okurken gülüyorsunuz ama durum, güleriz ağlanacak halimize gibi acıklı maalesef. Tüm gazetelerde yer alan bu haberlerde ismi geçenler suç örgütü üyeleri ya da yerel çeteciler değil koskoca Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ve damatları. Hakikaten kelimenin gerçek manasıyla bir skandal bu!
Tabii rezaletler burada da bitmiyor. Yüzlerce kişi yemek yerken mekânı basılan adam Selahattin Aydoğdu şikâyetçi oluyor. Türk Ceza Kanunu’na göre konut dokunulmazlığını ihlal, darp, adam yaralama çok ciddi suçlar. Mekânı basan Fatih Terim mekânını bastığı adamı aratıp araya “çok hatırlı” kişileri sokuyor. Ama Aydoğdu ısrarla şikâyetinden vazgeçmiyor ve haber ajanslarına yukarıda alıntıladığım açıklamalarda bulunuyor. Bunun üzerine sabaha karşı 04.00’te Aydoğdu’yu savcılık gözaltına aldırıyor. Yani mekânı basan değil mekânı basılan ve kendini savunan adam gözaltına alınıyor. İşte bu tam anlamıyla bir hukuk skandalıdır. Böyle bir adaletsizlik, böyle bir kepazelik olmaz. Burası bir mafya devleti değil, hukuk devletidir. Adalet devletin temelidir. Hiç kimse dokunulmaz değildir ama bu olayda görüntü asla öyle değil. Bu olayda eğer hukukun gerektirdiği şeyler yapılmazsa bizzat devletin de itibarı zedelenir. 90’lı yıllarda mafya çeteleri at koşturuyordu ve devlet onlara dokunamıyordu. O dönem devletin hiç itibarı kalmamıştı. Normal bir ülkede anında bu baskını yapan teknik direktör hemen millî takım görevinden alınır. Böyle bir olay kabul edilemez.
Selahattin Aydoğdu da “Terim mekânımı bastı, ben de dövdüm. Görürsem yine döverim” demekle yanlış yapmıştır. Tamam nefs-i müdafaa olabilir ama artık sen de işi hukuka bırakacaksın ve “Bir daha döveceğim” demeyeceksin Aydoğdu.
Bu baskın olayında gereğinin yapılması noktasında sorumluluk yüzde yüz AK Parti hükûmetindedir. AK Parti kim bu baskın rezaletine imza atarsa atsın AK Parti yandaşı bile olsa kayıramaz, kayırmamalı.
Ayrıca olayı bire bir yazan İbrahim Evrim Ayral’ın haberini yayınlamayan Anadolu Ajansı’nın yaptığı da olacak iş değil. İnsan söyleyecek söz bulamıyor.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2017 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - [email protected]