Bülent Ersoy, Yüksel Aytuğ’a sert yazısı için ne cevap verdi?

Sabah Gazetesi’nin televizyon eleştirmeni Yüksel Aytuğ’un Show TV ekranlarında başlayan ve ilk bölümü yayınlanan “Dünya Güzellerim” programı için yazdıkları gündem oldu. Aytuğ, sert ifadelerle programı kıyasıya eleştirdi. Aytuğ’un, kaleme aldığı yazısında “Kanıma Dokundu”, “Ucube”, “Mahalle Paçozları” gibi nitelemelere yer vermesi dikkatlerden kaçmadı. Hızını alamayan Sabah yazarı, yurtdışı seyahati için Bülent Ersoy, Burcu Esmersoy, Banu Alkan ve Safiye Soyman’ın yanlarına aldıkları valizlerin sayısını “görgüsüzlük” olarak yorumlamaktan kaçınmadı. Aytuğ’un sert yazısına Bülent Ersoy’dan cevap gecikmedi.

BÜLENT ERSOY’DAN YÜKSEL AYTUĞ’A CEVAP GELDİ

Bülent Ersoy, Yüksel Aytuğ’un sert yazısına yazılı bir açıklama yapma gereği duydu. Ersoy, zaman zaman sert ifadelerle Yüksel Aytuğ’a yüklenmekten kaçınmadı.

İşte, Ersoy’un Sabah yazarına verdiği yazılı cevap:

BÜLENT ERSOY: “BU YAZIYI YAZDIRAN KARIN AĞRINIZIN BİR SEBEBİ VAR!”

Sn. Yüksel Aytuğ

Büyük bir öfke ve nefretle kaleme aldığınız yazınızı okudum.

Aslında siz her ne kadar aşağılamak adına şahsımı “magazin gülü” olarak nitelendirmiş olsanız da, ben bundan büyük bir mutluluk duydum zira; “Gül” İslam Alemi’nde Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimizi temsil eder ve terinin gül koktuğunun ibareleri vardır inandığımız rivayetlerde… O sığ bilginize öğretici katkım olsun adına yazdım sadece bunları…

Neyse… Ve şimdi gelelim size bu yazıyı yazdıran karın ağrınızın sebebine…

Yaşınız gereği biraz unutkan olabilirsiniz ama, müsaade ederseniz ben zat-ı alinize hatırlatmak isterim!

Geçmiş yıllarda bir televizyon programına başlayacaktınız, şimdi “magazin gülü” diye ifade ettiğiniz kişi olan bendenizi “programa şeref verirseniz beni mutlu edersiniz Sn. Divam”diye bizatihi kendiniz defalarca; ve müşterek tanıdıklarımızı aracı olarak kullanıp, yine defalarca ricacı olup ve de oldurduğunuzu hatırlatırım size!

Pekiii… “güllü” bir kadın ifadesi kullandığınız beni nasıl oldu da yakın geçmişte yapmış olduğunuz o programa “uğurlu ayağınızla lütfen şeref verin Divam” diye, yalvarma noktalarına gelinceye kadar davette bulunan aramalarınız ve aratmalarınız nedendi? O zaman kalite arayışınız seyahate mi çıkmıştı?

BEN BU YAZINIZI KISKANÇLIK ve KIZGINLIK İLE YAZDIĞINIZI ÇOK İYİ BİLİYORUM!

Ama ben bu yazınızı nasıl bir kıskançlık ve de kızgınlık haleti ruhiyesi ile yazdığınızı çok iyi biliyorum! Çünkü tv programınızın ilk konuğu Olmamda ricacı olan size red cevabı verişimin neticesidir bu yazınız!

Ne büyük bir trajedyadır ki bilgisizliğiniz ile bavullarımızın sayısının fazlalığını görgüsüzlükle nitelendirmişsiniz!

O KÖŞEYİ HAK ETMİYORSUNUZ!

Bakın Sn. Aytuğ; 1 ayı içeren, hem de Türkiye hudutları dışında çekilecek bir programın çekimleri esnasında, her sahnesinde ayrı ayrı kıyafetler giyerek ve bunların Her birinin ayrı ayakkabısı, çantası, aksesuarları olduğunu ve televizyonun görsel bir show aktarımı olduğundan dahi bi haber olup, bu yargılarda bulunuşunuz da aslında size ayrılan o köşeyi haketmediğinizin bir göstergesi ve o köşeye büyük hakaret! Çünkü sığ fikirlisiniz. Yaptığınız işin gereksinimlerini bilmiyorsunuz.

SADECE BANA DEĞİL, TÜRK HALKINA DA HAKARET ETTİNİZ!

Aslında bir gerçek de şu ki; bu yazınızla sadece beni ve yapım şirketimi değil, programı izleyip yorumlar yapan, tüm Türkiye’nin yüzde 90 çoğunluğunu kapsayan beğeni ifadeleri ile sosyal medyayı sallayan, Allah Allah’a kaldıran ve 6,5 saat tt listesinden indirmeyen insanların olumlu görüşlerine de hakaret ettiniz!

Cümlelerimi daha fazla uzatmaya gerek görmüyorum; çünkü benim ağzım çok kıymetli! Umarım bu kalem silahşörü edanızla aynı delikanlılığı Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleri önünde de sergilersiniz.

Bülent Ersoy

YÜKSEL AYTUĞ DÜNYA GÜZELLERİM’LE İLGİLİ NE YAZMIŞTI?

Sabah gazetesinin eleştirmeni Dünya Güzellerim’in ilk bölümünün yayınlanmasının ardından programa ilgisiz kalamadı. Oldukça sert bir yazı kaleme alan Aytuğ, “Edep Ya Hu!” başlıklı yazısında Show TV ekranlarında gördüklerini kıyasıya eleştirdi.

İşte, Yüksel Aytuğ’un o sert yazısı:


Aslında dudağımın kenarıyla gülüp geçecektim, ‘Sabun köpüğü bir eğlencelik işte, fazla ciddiye almaya değmez’ diyecektim ama ortaya öyle rezil görüntüler, o kadar avam muhabbetler çıktı ki, kalem oynatmadan duramadım.
Yapımcısı muhtemelen, ‘Kavga potansiyeli barındıran iki magazin gülünü deplasmanda ağız dalaşına çıkartayım, yanlarına bir saf melek, bir de güzel kadın iliştireyim, bakalım ne olacak?’ demiş, Show TV yönetimi de buna onay verince ortaya ‘Dünya Güzellerim’ adlı ucube bir yapım çıkmış…

Program, ismini Bülent Ersoy’un sahnede sık sık kullandığı ‘Dünyeaaaa güzellerimmm’ sözünden alıyor. Buradan da anlaşıldığı gibi assolist Bülent Ersoy, diğerleri uvertür… İlk bölüm büyük sansasyon yaratsın diye de Bülent Hanım’ı salmışlar burnu Kaf dağlarındaki Banu Alkan’ın üzerine… Hindistan’daki otelin lobisinde öyle düzeysiz bir ağız dalaşına girdiler ki; mahalle paçozlarının hamamdaki göbek taşında saç saça baş başa yoluşmaları, onların yanında ‘akademik konferans’ kalır. Bu sütunlara taşımakta güçlük çektiğim kavganın içinde hangi sözler yoktu ki! Bülent Ersoy, Banu Alkan’a “Sen psikopatsın, üstelik hadsizsin” diye yüklendi. “Hasta insan öyle her şeyi löp löp götürmez” deyince Banu Alkan ilginç bir ispat yöntemi kullandı:

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2017 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - [email protected]