BUĞRA GÜLSOY’UN ÜNÜ YURTDIŞINA TAŞTI

 

bugragulsoy

Genç oyuncu Buğra Gülsoy’un ünü Türkiye sınırlarını zorluyor.Insight Dergisi’nin Haziran sayısında Nouran Osama’nın Buğra Gülsoy ile yaptığı röportajı sizlere aktarıyoruz.

 

İlk olarak 30 yaşında olmanıza rağmen 10 senedir sanatın içindesiniz. Eminim ki hayranlarınız sizi iyi tanımasına rağmen, bazı şeyleri bilmiyorlar… Lütfen kendinizi bize tanıtır mısınız?

BG~ Ankara doğumluyum. İlkokul ve ortaokulu Ankara’da okuduktan sonra üniversitede Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde mimarlık okudum. İlk Tiyatro deneyimimi ortaokul yıllarımda okul tiyatrosunda kendisini süperman zanneden bir deliyi oynayarak yaşadım. Sonrasında üniversiteyken Kıbrıs’ın özel bir tiyatrosunda oynadım. Mimarlıktan mezun olduktan sonra Kıbrısta kalıp Devlet Tiyatroları oyuncusu olarak bir çok oyunda görev almaya devam ettim. Aynı zamanda fotoğrafta çekiyordum ve çektiğim fotoğraflardan oluşan kısa filmler çektim. Ulusal ve Uluslararası kısa film festivallerinde filmler gösterildi ve ödüller aldı. Aynı dönemlerde Kıbrıs’ta Cyprus International Short Film Festival’ini düzenledim. Festivale dünyanın birçok ülkesinden kısa filmler katıldı.

Daha sonra İstanbul’a geldim ve televizyonda ilk kez 2008 yılında Kanal D ekranlarında yayınlanan Hepimiz Birimiz İçin adlı dizide Nazım karakterini oynadım. Dizinin ardından yönetmenliğini Mahsun Kırmızıgül`ün yaptığı Güneşi Gördüm filminde Berat karakteriyle ilk kez uzun metraj sinema filminde yer almış oldum. Sonrasında Atv`de yayınlanan Unutulmaz isimli dizinin Tolga karakterini oynadım. Unutulmaz’dan ayrıldıktan sonra yaz döneminde Derviş Zaim tarafından yönetilen Gölgeler ve Suretler filminde yer aldım. Filmin ilk gösterimi 2010 Altın Portakal Film Festivali’nde yapıldı ve hem o festival hem de başka festivellerden birçok ödüller aldı. Aynı dönemde Fatmagül’ün Suçu Ne? dizisinde Vural karakterini canlandırmaya başladım. Vural karakterinin benim kariyerimde yeri ayrıdır… Dizinin ardından Hasan Tolga Pulat’ın yönettiği “Güzel Günler Göreceğiz” filminde Cumali karakterini oynadım. Film geçtiğimiz yılkı Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülünü aldı. Şu anda da Kanal D’de yayınlanan iki zıt karakterdeki kardeşlerin hikayesini anlatan “Kuzey Güney” dizisinde “Güney”i canlandırıyorum.

Bir taraftanda Tiyatro devam ediyor. Oyuncu arkadaşlarım Serhat Teoman ve Emre Erkan ile birlikte “GET” sinema ve tiyatro oluşumunu kurduk ve bu sezonda benim yazıp yönettiğim Get’in ilk oyunu olan “Pragma”yı tüm sezon kapalı gişe oynadık.

Bildiğimiz kadar ile oyunculuğa 2002′de başladınız. Ama ilk tecrübeniz 13 yaşınızdayken oldu.Nerede ve nasıl oldu bu?

BG~ Ortaokul yıllarımda okul tiyatrosunda kendisini superman zanneden bir deliyi oynamıştım.

İsminizi araştırırken hep Kıbrıs’la bir bağlantı çıkıyor. Bunu bize açıklar mısınız?

BG~ Kıbrıs’a Mimarlık eğitimi almak için gitmiştim. Doğu Akdeniz Üniversitesinde okurken “Açık Tiyatro” adında özel bir tiyatro kurmustuk. Orada oyunlar oynamaya baslamistim. Sadece oyun oynamakla kalmayıp, tiyatroyu biz kurduğumuz icin herşeyle biz ilgileniyorduk. Ben mimarlik diplomamı almış, mezun olduktan sonra Ankaraya dönüp mimarlık yapacağım sırada, genel sanat yönetmenimiz Mehmet Ulubatlı Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları müdürü oldu ve bana gitme kal, seni tiyatro anlamında yetiştirmek istiyorum dedi. Hiç düsünmeden kabul ettim. Mehmet Ulubatlı ustam olmuştu. Adada kaldım ve tiyatroyu öğrenmeye başladım.

Tiyatro ile başladınız ve epey zaman tiyatro’da oynadınız. Tiyatro’dan televizyona geçmek zor mu? Aradaki farklar neler oluyor?

BG~ Tiyatro sahne üzerinde canlı yaptığınız birşey ve sahne üzerinde her an herşeyi yapabilirsiniz. Tiyatrodaki karakterinizi baştan sona kadar canlı canlı oynuyorsunuz ve karaktere bürünmeniz daha kolay oluyor. Fakat kamera önünde o kadar parça parça ve sahnenin bir başından bir sonundan çekiliyor ki ilk kamera önü deneyimlerimde karaktere bürünürken zorlanıyordum.

Sizin kısa film yönetmenliği, fotoğrafçılık, tiyatro, televizyon ve sinema oyunculuğu ve birde mimarlığınız… tabi ki hepsini seviyorsunuz ama hangisini daha fazla seviyorsunuz?

BG~Hepsi üretimin olduğu alanlar ve ayırt etmem olanaksız. Ömrümün sonuna kadar oyunculuk yapmak istiyorum. Fakat eğer bir oyuncuysanız baskasının kurduğu bir dünyanın parcalarından birisiniz sadece. Ama yonetmenlik yapıyorsaniz o dünyayı siz kuruyorsunuz. Ben kendi dünyalarımı yaratmayı da seviyorum

Kısa film yönetmeliği yaptınız, uzun film yapmayı düşünüyor musunuz?

BG~ Kısa film ve uzun metraj film cok ayrı iki dal diye düsünüyorum. Her ikisininde anlatmak istediği seyler ve teknikleri çok farklı. Çektiğim kısa filmler var. Hatta üçleme olarak planladığım üç kısa filmin ikisini hayata geçirdim. Üçlemenin son kısa filmini ileride çekeceğim insallah … Uzun metraj film projelerim de var. İnşallah onlarıda hayata geçireceğim

Şimdi televizyon yıldızısınız. Yönetmenlik ve tiyatroyu bir kenara koyup televizyon üzerine mi devam edeceksiniz yoksa ikisini de mi yapmayı düşünüyorsunuz?

BG~ İki oyuncu arkadaşımla beraber GET adinda bir tiyatro kurduk ve tiyatro yapmaya devam ediyorum. Onun dısında sinema ve dizilerde kaliteli ve içime sinen işler olduğu sürece oynamaya devam edeceğim.

Eminim ki Arap hayranlarınız, Fatmagul’un Suçu Ne?’deki “Vural” karakteri hakkında düşüncelerinizi duymak istiyor. Neler hissediyorsunuz, bu karakter sizi Arap dunyasına tanıtan ve ünlü yapan bir karakter?

BG~ Sanırım oradaki ismim Vural değil Murat. Çünkü sürekli Murat diyorlar bana Oyunculuk evrensel bir meslek. Beni takdir eden, beğenen herkese tesekkur ederim. Baska ülkelerde de beğeniliyor olmak çok onur verici.

Yeni diziniz “Kuzey Güney” Ortadoğu’da henüz gösterilmiyor ama hayranlarınız internet üzerinden izliyorlar. Bize biraz bu dizi ve karakter hakkında bilgi verir misiniz?

BG~ Yakında oradada yayınlanmaya başlayacak. Oynadığım karakterin ismi “Güney”. Güney. İçinde inişleri çıkışları olan hem iyilik hemde kötülük barındıran bir karakter. Kuzey Guney iki uç noktada karakterleri birbirine zıt iki kardeşin hikayesini anlatıyor. Elimden geldiği kadar iç güdülerimle ve samimi oynamaya çalışıyorum. Sanırım bunu ekran başındakiler hissediyor.

Bize tavsiye etmek istediğiniz başka bir dizi veya filminiz var mı? Arapların neler düşündüğünü merak ediyor musunuz?
BG~ Sevenlerimin geri dönüşleri tabiki benim icin çok önemlidir. Aktif bir twitter kullanıcısıyım. Oradaki yorumların hepsini okuyorum.

Bence Buğra Gülsoy, önce bir senaryoyu okuyor, ondan sonra nasıl harekete geçmesine karar veriyor. Bunu yaparken tabi ki bir yönetmen, fotoğrafçı, mimar olarak size katkıda bulunuyor. Doğru mu düşünüyorum?

BG~ Mimarlığı oyunculuğa benzetiyorum. Mimar binasını yaratma aşamasında, tıpkı bir oyuncunun karakterini yaratması aşamasındaki gibi bir yol izler. Her mimarın yarattığı karakter kendi yapısı ve binasıdır.

Şimdi oyuncu Buğra’yı bir kenara bırakıp, sade vatandaş Buğra hakkında konuşalım…Siz bir şeyi yapmadan evvel çok plan yapan birisi misiniz yoksa o anda ne konuda olursa olsun o anı yaşamak isteyen biri misiniz?

BG~ Çok uzak gelecek için planlar yapmamaya calışırım. Ama anı da yaşamam. Hayatımda yollarımı seçerken hep içgüdülerime başvurdum. Hislerime göre hareket etmeyi seviyorum.

Siz kendinizi anlatmak isterseniz hangi kelimeler sizi en iyi olarak anlatır? utangaç, neşeli, pratik, romantik, cesur, çekingen, bırimisiniz?
BG~ Utangaç ve Neşeli

Bir makina olsa ve sizi başka bir döneme götürebilse, hangi dönemi seçersiniz ve neden?

BG~70′li yillara gitmek isterdim. Çünkü insanlar tek değil toplu hareket ediyorlardı. Artık ne yazıkki insanlar şu an sadece ben merkezli.

En fazla ve hiç bir zaman vaz geçmeyeceğiniz hayal nedir?

BG~ Hayal kurmaktan vazgeçememek…

Yaptığınız veya yapamadığınız şeyler için pişman oldunuz mu?

BG~ Her insan gibi, evet oldum.

Tatillerinizi en fazla nerede geçirmekten hoşlanıyorsunuz?

BG~ Güney Amerika’da…

Yeteneğiniz nereden geliyor? Etkilendiğiniz biri var mıydı yoksa doğal olarak mı gelişti?

BG~ İç güdülerimle oynuyorum. Çocukken insan çok oyun oynar. Ben büyüdüm ve oynamayı devam ettirdim sadece.

Tiyatro’da herkesin canlandırmak istediği bir karakter var. Charles Dickens veya Shakespeare’in karakterlerini oynamak gibi. Sizin böyle bir isteğiniz var mı?

bugra-gulsoy

BG~ Maksim Gorki’nin yarattığı her karakteri oynamak isterim.

Ortadoğu’da bu kadar ünlü olmak size sürpriz oldu mu ve neler hissettiniz?

BG~ Kendi ülkeniz dışında dünyanın farklı bir ülkesinde yaptığınız işlerin takip ediliyor olması çok onur verici ve beni çok mutlu ediyor.

Hayranlarınıza bir mesajınız var mı?

BG~ Tüm Arap dünyasındaki ve yurtdışındaki hayranlarıma sevgilerimi gönderiyorum. Umarım bir gün buluşuruz

 

Nouran Osama – (In)sight Magazine

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com