Bu Tarz Benim fiyaskosu; Urfalıyam Ezelden şansızlığı…

Uzun süredir hem adından hem yarışmacılarından söz ettiren Bu Tarz Benim yarışması cumartesi akşamı yayınlanan bölümüyle birincisini belirledi malum.

Aycan-Nurcan Şencan kardeşler hak ettikleri şekilde kazandılar. Hem tarzlarıyla hem üsluplarıyla hak eden bu ikili yarışmanın birincisi oldular.

Buraya kadar tamam ancak ne var ki yarışmanın finali Türk yarışma tarihine tam bir fiyasko olarak geçmiştir.

Finali yayınlanan bir yarışma banttan veriliyor. Halk oylaması deniyor ama banttan yayınlandığı için SMS’ler uzaya karışıyor. Son on beş dakika canlı yayınlanıyor ama jüri yok. Hoş o on beş dakikanın da canı olduğundan şüpheliyiz.

Halkın aptal yerine konduğu halkında bu aptallığı içine sindire sindire izlediği yarışmanın finali gelin görün ki cumartesi akşamının en çok izlenen programı olarak Total’de 2’inci AB’de ise 1’inci oluyor.

Yani halk izleyerek kandırılmayı içine sindirmiş görünüyor.

Ne yapsın haftalardır ekran karşısına kilitlendi doğal olarak da kim kazanacak büyük ödülü dürtüsüyle finali izledi.

İzleyici kaçırmamak içinde uyanıkça sonu canlı yayınlanacak diye diri tuttular heyecanını. Nerden bilsinler sadece birincinin açıklanıp jürinin de olmadığı bir on beş dakika kandırmacası yaşayacaklarını.

Yani Bu Tarz Benim amacına ulaştı. Geceyi lider kapattı. Reytingler cepte, transfer de oldu. Oh mis.

Geriye ise kandırılmış insanlar.

Şimdiye kadar hem beğeni ile hem de güvenerek başından sonuna kadar takip ettiğim, ciddiye aldığım bir tek yarışma oldu. O da Akademi Türkiye.

Barış Akarsu, Özgür Çevik, Pınar Aydın’ın çıktığı yarışma seviyeli içeriği ile hem müzikal anlamda hem de yarışmacılarıyla yarışma gibi bir yarışmaydı.

Hepsi de kendi alanlarında ünlü oldular. Genç yaşta kaybettiğimiz Barış Akarsu yaşasaydı çok işlere imzasını atardı.

Bu yarışmadan çıkan gençlerle ilgili de özel bir yaşanmışlığım var. Yarışma sonrası yapılan halk buluşmalarının birinde haber yapmak için bulunmuştum. Barış Akarsu sahne aldığı sırada ben sahnenin önünde fotoğraf çekerken kendisinden seyirci istekte bulununca göz göze geldik. Soru sorar gibi dikkatli dikkatli yüzüme bakmasını anlayamadım. Arkama döndüm başkasına bakıyor diye “hayır”. Solumda duran Yüksel Aytuğ “sizi menajerine benzetti hangisini okusam diye bakıyor” demişti. Öyle bir andı kendiliğinden gelişen. Kendisini rahmetle anıyorum bu vesile ile. Sonra kuliste yaptığımız röportajlarla da o gençlerin ne kadar pırıl pırıl olduklarına tanık oldum.

Söylemeye çalıştığım şu, Akdemi Türkiye kalitesine yakın hiçbir yarışma olmadı bir daha. Ne Acun yapabildi ne de diğerleri. Hepsinin bir yerinde bir eksik, seviyesizlik. Bu yüzden de ne izliyorum ne de ciddiye alıyorum yarışmaları. Ucundan işim gereği haberdar olacak kadar bakmak yetiyor.

Bu Tarz Benim’in de ilk bölümlerine ve de final akşamları son dakika kim elendi kısmına bakıyordum.

Bu Tarz Benim’in ilk bölümünü izlediğimde bu yarışma tutar dedim. Çünkü Türk milleti sokakta bile kadın kavgası görse bayılarak izler, ayırmaz.

Ajanslardan toplanan kızlar üzerinden marka özendiriciliği amacıyla yola çıkan kadın kavgasından besleneceğinin sinyalini daha ilk bölümde veren yarışmaya oturup saatlerce zaman ayırıp bir de yazılarıma eleştiri dahi olsa taşıyamazdım. Taşımadım da.

Ama bu sefer durum biraz farklı olunca yazmadan edemedim. Bu yarışmayı popüler hale ajans kızları da olsa, alt metinle görevlerini yapsalar da o kızlar getirdi. Ve izleyici öyle ya da böyle yarışmaya inandı. Günlerce izledi. Ve fenomen oldu.

İzleyicinin gözlerinin içine baka baka nedir bu yalancılık, nedir bu sahtelik. Neresinden tutsak elimizde kalan bir finali ne o kızlar ne de seyirci hak etmedi.

SMS aldatması halk oylaması iddiaları ise yenilir yutulur değil. Bant yayını sırasında neyin SMS’i. Noterin oraya çıkması bile bu şüpheyi ortadan kaldırmıyor.

İlk dakikada yayını bant gördüğüm anda izlemeyi bıraktım sonuna yakın tekrar açtığımda ise jürisiz sözde bir canlı yayınla birincinin açıklanması.

Bu mudur yani Bu Tarz Benim üzgünüm ne kanal ne yapım ne de jüri tarz değilsiniz. İzleyiciyi keriz yerine koyarak altın yumurtlayan tavuğu da kestiniz, TV8’de aynı başarıya ulaşılacağına bu yüzden inanmıyorum ama tabi halk bunu içine sindirir yeni yalanlara kanmazsa.

Sözde isim hakkı kanalınmış Show TV aynı formatta yeni bir yarışma yapacağı için protestoymuş. Acun’la el sıkışılmış ama isim hakkı yüzünden sorunlar varmış. Pardon da bu sizin iç kavganız o programı oralara getiren, fenomenleştiren jüri değil. Halk ve yarışmacı kızlar. Bu onları protesto etmek oluyor, onlara saygısızlık oluyor. Ve iç kavganız izleyiciyi bağlamıyor. Profesyonellikten uzak bu yaklaşım güven kaybı yaşayan izleyicinin neden televizyondan uzaklaştığını da açıklıyor.

Böyle böyle insanları ekrandan uzaklaştırdınız. Sonrada sorunu denek sisteminde arıyorsunuz. Şımarıklıktan başka bir şey olmayan bu tavır yeni kanalında Bu Tarz Benim’e yol su elektrik olarak döner emin olun.

Bu konunun RTÜK tarafından da gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Pek çok konuda hassas olan RTÜK halkın gözünün içine baka baka kandırılmasına seyirci kalmamalı. SMS kandırmacası Tüketici Derneği tarafından da dikkate alınmalı.

Bu fiyaskoların bütünü umarım acilen masaya yatırılır yapılan bu skandalın gereği yerine getirilir. Gelişmeleri hep birlikte zaman içinde göreceğiz bakalım her konuya yerli yersiz müdahil olan kurumlar açık skandala nasıl tavır gösterecekler.

Ah Selva ah ne çektin bu reyting sisteminden, bir kaderinden, bir de Cemal’den.

Ve aynı gecenin diğer bir işi Urfalıyam Ezelden dizisi. Yapımcılığını Faruk Turgut’un, yönetmenliğini Şenol Sönmez’in yaptığı, senaryosunu Sinan Tuzcu, Ozan Yurdakul, Cihan Çalışkantürk ve Deniz Madanoğlu yazdığı, Bülent İnal, Dolunay Soysert, Öykü Gürman, Settar Tanrıöğen, Meral Çetinkaya, Menderes Samancılar, Zuhal Olcay, Mahir Günşıray, Mine Teber, Cahit Gök, Murat Güven Akpınar ve Uğur Güneş’in rol aldığı dizi.

Yıllar önce Cevherilerin hüküm sürdüğü topraklarda haber peşinde koşarken Urfa’ya yolum düşmüş yörenin ileri gelenlerinin düzenlendiği bir sıra gecesine girebilen ilk kadınlar olarak yerimizi almıştık diğer haberci arkadaşımla.

Henüz sıra geceleri bu kadar özünden uzaklaşmamışken, yerinde, doğal haliyle ana tanıklık etmiştik.

Gazeteciyiz diye ses etmeseler de yadırganmıştık haliyle kadın olarak. Hoş biz iki kadın o topraklarda hep yadırgandık. O yıllar öyle elini kolunu sallayarak hele de iki kadın tek başına gitmek çok zordu o topraklara. Orda kadın olmaksa daha bir zor.

Bu yüzden Urfalıyam Ezelden’i izlerken o yıllar da pek çok Selva gördüğüm için olsa gerek daha bir önemle izliyorum.

Nice Selvaların hala olduğunu bilmek de ayrı bir hüzün tabi.

O yüzden de bu dizide beni ilgilendiren kısım Selva’nın hikâyesi.

Gelenek ve göreneklerin içine sıkışan, çaresizlik içinde ilk çareye sarılan, ne kadın olduklarını bilen ne de evin gelini olabilen kadınlar. Hep hor görülen emanet olarak görülme nedenlerinde de doğurdukları çocuk olan soy sebebiyle bir nikaha bağlanarak özgür olamayan kadınlar. Baba evine gitse bir türlü, gitmese bir türlü. Bağımsız yaşamaksa na mümkün kadınlar.

Ama ne yazık ki ne hikâyesini anlatabildi, ne de derdi anlaşılabildi Selva’nın.

Malumunuz Kanal D’den Star TV’ye geçmişti dizi. Star TV’de Şenol Sönmez ile yönetmen değişikliği yapılıp kaldığı yerden devam etmiş izleyenlerini ve ekibi sevindirmişti.

Ancak reytingler kanalın beklentisini karşılayamadığı için biteceği söyleniyor. Açıkçası uzun uzun dizinin olmuş ve olmamışlarına değinmeyeceğim.

Ama kanalın bu kararı ne kadar yerinde o tartışılır. Bu dizi daha başlamadan da yazmıştım hafta sonu dizisi değil diye. Kanal D yayına alırken bu hatayla başladı Star TV ise cumartesiden başka yayınlayacak günü olmadığı için o güne koydu. Burada kanalı suçlayamayız. Başka seçeneği de yoktu.

Urfalıyam Ezelden kanalın varlık göstermediği günde, yayınlandığı ilk akşamdan beri kanalın varlık göstermesini sağladı. Belki sezon başladığında Aşktan Kaçılmaz yerine Urfalıyam Ezelden dizisi ile açılış yapsaydı çok daha yüksek reytingler alırdı.

Buna rağmen dediğim gibi cumartesi varlık göstermeyen kanal Urfalıyam Ezelden ile varlık göstermeye başladı.

Fakat total izleyicisini yakalayamadı. Çünkü total Sungurlar ve Bu Tarz Benim izliyor. Üstelik Urfalıyam Ezelden dizisi dokusu itibari ile totale uygun bir dizi. Ama dediğim gibi oturmuş işlerin total müşterisini çalamadı. AB’de ise durumu gayet iyi. Buna rağmen kanala yetmiyor. Bence karar için acele ediliyor hazır Bu Tarz Benim bitmişken hem de şaibeli bir finalle güvende kaybetmişken oradaki izleyicinin boşluğunu yakalarsa reytingleri yükselişe geçer.

Dizi kendi içindeki pürüzleri de giderirse cumartesi için iyi bir tercih olur. Hafta içine geçmesi önerisi ise en başında olsaydı belki ama şu an geçmesi olumlu yönde etki sağlar mı emin değilim.

Çünkü dizinin tek sorunu gün değil. Hikâye kendi içinde tam derinliğe ulaşmadı birçok konu işlenişiyle yüzeysel veriliyor. Duygulardan çok olayları hızlıca izliyoruz. Oysaki oradaki oyuncuların çoğunun nasıl oynadığını ne derecede başarılı olduğunu biliyoruz. Çoğu zaman pek çok sahnenin duygusunu alamıyoruz. Bu Faruk Teber zamanında da böyleydi. Örneğin düğün sahnesindeki cinayet. Hızla çekilmiş havada kalmış bir sahneydi. Duygular iç seslerle verildi sahneyse yeterince içine almadı izleyeni.

Şenol Sönmez ise benim gördüğüm kadarıyla romantik sahnelerdeki duyguları iyi veren yönetmenlerden biri. Ama Cemal ve Ceylan sahnelerindeki yakınlaşma sahnesi aşklarına yeterince inanmadığımızdan olsa gerek öylesine çekilmiş bir sahne gibi kaldı.

Bunun gibi pek çok aksak kısım var dizide. Hızlandırılmış olaylar izliyoruz sadece. Bunun sebebi nedir bilemiyorum her iki yönetmenden de kaynaklanan bir durum olduğunu düşünmüyorum. Daha çok böyle olması isteniyormuş gibi geliyor bana. Ama kaçırılan şu bu dizinin hikayesi sıradan bir hikaye değil izleyeni de Samanyolu seyircisi değil. Derinliğine inilmedikçe duygularla izleyen yakalanmadıkça aynı yerde dönen bir dizi olmaktan öteye gitmez.

Urfalıyam Ezelden kaliteli bir iş ekrana ayrı bir soluk verdi uzun süre devam etmesini istediğim işlerden biri. Bu yüzden erken final yapmasını istemiyorum. Bence Star TV bu kararında acele etmemeli dediğim gibi Bu Tarz Benim boşluğundan epey faydalanacaktır bir de yapım olarak söylediğim gibi duyguları izleyicilere geçirdi mi dizi önemli atak yapacaktır bu günde.

Umarım Star TV biraz daha zaman tanır diziyi harcamaz hemen. Türkülerin unutulduğu bu dönemde Urfalıyam Ezelden bunun için bile devam etmeli…

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com