Bu sezon dizilerin en çok izlenen sevilen oyuncuları

Adamlar dinliyorum şu an. Güzel adamlar güzel güzel şarkılar söylüyorlar. Bir de Can Kazaz var, o da dinlemeye değer. Ya Kalben’e ne demeli? O ayrı, hem de apayrı. Ne Dinlemeli? listen yok mu senin? O zaman hemen listeyi oluştur başa da bu dinlediklerimi yaz.

Ne diyordum ben?

Kıvanç’ın yerine Barış, Beren’in yerine Burcu, Meryem’in yerine Elçin verelim size!

Ha evet, Kıvanç diyordum, Barış, Meryem, Elçin, Beren ve Burcu diyordum. Kiralık Aşk’ın Defne’si ve Ömer’inden, Hayat Şarkısı’nın en tatlı, en şirin, en cilveli kötüsü Hülya’sından bahsediyorum. Elçin Sangu, Barış Arduç ve Burcu Biricik bu sezonun en izlenenleri, en sevilenleri oldu. Biricik beni de, biliyorum ki sizleri de şaşırttı. Bazı dizileri ya da filmleri ‘içindeki oyuncu’ için izlersin.

Ahmet Mümtaz Taylan ve Burcu Biricik, Hayat Şarkısı’nı izlemem için sebebim. Öyle Bir Geçer Zaman Ki’nin şımarık havai Jale’si (Jale’ler de hep böyle mi canım?Bkz:Eski Yeşilçam filmleri Jale’leri.) ve sonra Bir Aşk Hikayesi’nin Eda’sı. Kurt Seyit ve Şura’nın ömrü az olunca o da tabii azıcık göründü dizide. Kiralık Aşk’taysa tüm diğer rollerinden bambaşka bir karakterde çıktı izleyici karşısına. O da şaşırttı Biricik gibi bizi. İyi de etti.

Sangu gibi, Burcu Biricik de hep o masum o kendi halinde rollerden çok farklı olarak karşımızda şimdiki işinde. O tatlı, şirin ama uyanık, parmakta oynatan, aslında ‘kötü’yü oynayan Biricik’i izlerken ‘o kötü’yü sevdiğini görüyorsun tuhaf biçimde. E niye? Çünkü, biz kadınlar da Hülya gibi biraz işveli, biraz cilveli (bu ikisi aynı şey değil miydi yahu), fettan, tatlı su kurnazı kıvamında olmayı sevmiyor muyuz? Cevap veriyorum: Evettt seviyoruz. Biraz oynamak, biraz karşıdakini idare eder olmak, tüm bunlarla beraber ‘istediğimizi’ elde etmek hoşumuza gidiyor. Kendimizi ya da belki olamadığımız için olabileni izlemeyi seviyoruz biz. Bir de ‘iyi’ yavan geliyor. Düz, dümdüz geliyor ya, kötü daha bir çekici; ondan izliyoruz, seviyoruz işte. (Ne tuhaf varlıklarız biz be, utandım kendimden.)

Biri film mi dedi?
Fernando León de Aranoa’dan A Perfect Day. Zaten adamın Güneşli Pazartesi filmine hastayım, bir de bu yeni işinde Benicio del Toro’yla Tim Robbins’i oynatmış, daha ne olsun dahaaa nee olsunn! İşin içinde bir de listeye eklemek olsun.

Ve lütfen…
”Ne olursa olsun ölüme alışmamalıyız!”
Lütfen alışmayalım. Yasımızı tutalım. Yokmuş, hiç bir şey olmuyormuş gibi davranmayalım. ”Yaşadığımız acıları sahiplenmeli, yasımızı tutmalıyız” demiş Davranış BilimleriUzmanı-Yazar Aşkım Kapışmak bugün Hürriyet’in Cumartesi ekinde. ”Ülke aile gibidir; bir acı varsa tüm fertler acıyı paylaşmalıdır” diyor. Arkamızı dönmek, görmezden gelmek, kimin başına geldiyse o acısını yaşasın demek iyi değil, hiç iyi değil. Hayatlarımıza devam ediyoruz ve evet buna da mecburuz. Bilerek, duyarak ve hepsinin acısını içimizde hissederek yaşayalım. Hiç bir şey yapamıyoruz, yapamayız da. Ama belki bir dua edebiliriz değil mi…
İyilikle kalın…

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com