BİZİMKİSİ BİR AŞK HİKAYESİ

bi-ask-hikayesiYazarımız KATHARSİS’in gündemindeki dizi Bir Aşk Hikayesi’ydi. İşte KATHARSİS’in kaleminden ilgiyle izlenen dizinin analizi…

İtiraf ediyorum; önce çok burun kıvırdım. İtiraf ediyorum daha tanıtımları izlerken söylenmeye başladım. İtiraf ediyorum: “Bıktım dizi – film adaptasyonlarından” deyip durdum. Ama şu anda öyle bir sahiplenip sevmiş durumdayım ki; derhal burnumu sürte sürte bu yazıyı yazmaya karar verdim. Efendim bildiğiniz gibi Kore dizileri ve filmleri çok popüler. Hele bizim ülkede bu dizi ve filmler için açılmış özel siteler ve forumlar var. Ancak bizde çok fazla “Kore uyarlaması” yapılmadı. Tek bildiğim Kore uyarlamasına örnek; Özcan Deniz’in uyarlama senaryosunu yazdığı Evim Sensin filminin; “A Moment to Remember” filminden uyarlanmış olmasıydı.

Benim bahsedeceğim yapım ise; şu sıralar her Salı akşamı saat 20:30’da, FOX TV’de yayınlanan “Bir Aşk Hikâyesi” isimli dizi. Başrollerini Seçkin Özdemir, Damla Sönmez, Elçin Sangu, Yamaç Telli ve Zuhal Olcay’ın paylaştığı dizi için; öncelikle FOX’un Resmi Sitesindeki konu tanıtımını sizlerle paylaşıyorum:

“Kadere isyanla, aşka yakılan ağıtların arasına sıkışıp kalmış genç bir adam…Geç kalmışlıkların, keşkelerin, aşkı bulduğunda yitirmenin dokunaklı hikâyesi… Adı Korkut Ali… Almanya’da yurt dışına evlatlık verilen gençlerle yapılan bir televizyon programında kameralara gerçek ailesi hakkında olumlu konuşan tek gençtir o. Ta ki talihsiz bir olay sonucu ülkesine geri dönene dek… Giderilemez anne hasretini yaşarken bir de aşk girecektir Korkut Ali’nin hikayesine. Benzerine masallarda bile az rastlanacak bir aşkın hikayesi Salı 20.30’da FOX’ta!”

Evet, dizimizin tanıtımında yazılı olanlar bunlar arkadaşlar. Bilmeyenler için bir girizgâh olması açısından ben de paylaşmak istedim. Ben dizinin orijinal versiyonunu izlemiş biri olarak; konu özetlerine filan hiç girmemiştim zaten. İlk tanıtım fragmanını izler izlemez; tanımıştım uyarlamayı. Toplamda 16 bölümden oluşan ve son derece popüler hale gelmiş ünlü Kore dizisi “Sorry, I Love You” dizisinin uyarlamasıdır kısaca “Bir Aşk Hikâyesi”.

Elbette ki, bir yapımın orijinal versiyonunu izlemiş olduğunuz zaman; doğal olarak onun uyarlamasına asla objektif gözlerle bakamazsınız. Haliyle bende de öyle oldu. Hele hele ilk tanıtım fragmanlarını izlemek işkence gibiydi benim için. Sonrasında ise merakla başladım ilk bölümü izlemeye ve yok, yine bir türlü beğenemedim. Sanki bazı şeyler eksikti. Mantık hatalarını, olmayacak şeylerin oldurtma çabalarını saymıyorum zaten, çünkü bildiğiniz gibi bunlar tüm dizilerimiz için geçerli olan sıkıntılar.

Neyse efendim işte ilk 2 bölüm benim için bir hayli sıkıntı vericiydi. Karakterlerde oturmamış bazı noktalar vardı. Ne bileyim belki de başlarda onlar da, fazlasıyla Kore’li gibi yazılmıştı bilemiyorum. Ama sonra senaryo ve oyuncular kendi kanallarını yarattılar. Yani direk Kore versiyonu üzerinden değil de, bizden olanlarla bizi anlatma konusunda çok harika bir kanal açtılar. Replikler başlarda fazlasıyla samimiyetsiz ve bizden değil gibiyken; şimdilerde harikalar yaratan repliklerin olduğu bir diziye dönüştü Bir Aşk Hikâyesi.

Bu anlamda dizinin senaristleri; Makbule Kosif, Zehra Güleray, Pınar Uysal ve Funda Çetin’i, montaj – kurguyu hazırlayan Engin Öztürk’ü, görüntü yönetmeni Ali Aslan’ı ve son olarak dizinin yönetmeni Barış Yöş’ü gönülden tebrik etmek istiyorum. Çünkü yaptıkları işe son derece değer verdikleri ve her kareyi özenle yazıp çektikleri o kadar belli ki; önceleri burun kıvırdığım dizinin çok kısa süre içinde müptelası olmamı sağladılar.

Diziyi izlerken artık orijinal versiyonuyla karşılaştırmadan izleyebiliyorum. Çünkü birebir copy – paste değil, bizden çok şey katarak çekilen bir iş oldu Bir Aşk Hikâyesi. Replikler hem bir yanıyla o kadar sade ve yalın, ama bir o kadar da çarpıcı ve etkileyici ki; bu iki unsuru aynı anda yakalamak gerçekten hem yürek, hem bilek, hem de zihin ister.

bir-ask-hikayesi-2

Evet, pek çok popüler ve reyting rekortmeni diziler etrafta kol geziyor. Köşe yazarları, medya hep belli başlı diziler hakkında haber yapıp yayınlıyor, köşelerinde her hafta onlardan bahsediyor. Ancak bu dizi özel bir övgü ve değeri sonuna kadar hak ediyor. O popüler dizilerde olmayan bir doku var bu dizide… Duygu anlamında, düşünsel anlamda… Bir kere doğallık var. Biz varız. Bizim günlük konuşmalarımız var. Annemizle – babamızla, kardeşlerimizle olan kavgalarımız var. Aşklarımız var. En önemlisi herkesin temel ihtiyacı olan sevilme ve koşulsuz şartsız kabul edilme duyguları var Bir Aşk Hikâyesi’nde. Ağdalı sözler yok. Sağdan – soldan fırlayan şair mizaçlı tiplemeler yok. Zaten anlatımın doğallığında öyle bir şairanelik var ki; fazlasının bizi ne kadar bozduğunu da gözler önüne seriyor dizi bu anlamda.

Her bölüm ve ona özel sahneler için özenle seçilmiş birbirinden harika müzikler; yüreğinize değmeden geçmiyor.

Dizimizin aşık çifti (Korkut Ali & Ceylan) o kadar gerçek ki; elinizi uzatsanız, onlara dokunabileceğinizi zannedersiniz. Karakterlerin her biri o kadar sahici ki; onları izlerken o oyuncuların gerçek isimleri aklınıza bile gelmez. Zuhal Olcay için zaten özel olarak bir şey yazmaya gerek bile yok. Her zamanki gibi döktürüyor. Her zamanki gibi harika. Onun orada olması bile yetiyor.

Ama genç oyuncular için ekstra bir parantez açmak gerekiyor. Özellikle Seçkin Özdemir ve Damla Sönmez; inanılmaz derecede mükemmeller. Çift olarak kimyaları zaten feci şekilde tutmuş. Uyumları; tartışma götürmez bir noktada… Ama ya oyunculukları? İşte o noktada; her ikisi de ayrı ayrı harikalar yaratıyor. Önceki projelerinde de az çok izlemiş olduğum bu iki oyuncunun; bu son projedeki performanslarına baktığımda, dikkat çekici ve hayranlık uyandıracak düzeyde gelişme kaydetmiş olduklarına şahit oldum. Sahnelerini ağzım bir karış açık biçimde izliyorum. Oyunculukları ciddi anlamda zirve yapmış. Her ikisi de yukarda bahsettiğim gibi; hem çok doğal ve içten, hem de çok çarpıcı ve etkileyici performanslar sergiliyorlar. Seçkin Özdemir; tamamen Korkut Ali olmuş, Damla Sönmez de baştan aşağıya Ceylan’a bürünmüş. Uyarlama bir dizi olduğu halde; oynadıkları karakterler için kendi yollarını ve tarzlarını bulup oturtmuşlar. Helal olsun. Hayranlıkla izliyorum kendilerini de, diziyi de…

Bir Aşk Hikâyesi; bana kalırsa özellikle gençlerin asla kaçırmaması gereken yegâne dizidir şu anda. Reytingleri belki çok parlak değil, ancak internet ortamında, sosyal paylaşım sitelerinde en çok konuşulan diziler arasında her zaman ilk 3’e ya da ilk 4’e giriyorlar. Umarım bu başarı ve emek; reyting sonuçlarına da yansır. Çünkü bunu gerçekten hak ediyorlar.

En çok da gelişi güzel ve baştan savma bölümler yazmadıkları için hak ediyorlar. Her sahne için özel olarak kafa patlattıkları için, izleyiciye her sahneyi yürekten yaşatmaya çalıştıkları için hak ediyorlar, her bölüm için en az 2 tane farklı müzik kullanıp başka yapımlar gibi kolaya kaçmadıkları için hak ediyorlar. Senaryonun hem çok çarpıcı ve büyüleyici yazılabilip, hem de sadelikten, yalınlıktan, doğallıktan da ödün vermelerine gerek kalmadığını gösterdikleri için hak ediyorlar. Kısacası hak ediyorlar da, hak ediyorlar.

Bu dizinin yapımında emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyor, emeklerinin karşılığını fazlasıyla almalarını tüm kalbimle diliyorum. Son olarak diyeceğim odur ki; “Bir Aşk Hikâyesi”; tam anlamıyla yürekten yazılmış bir aşkın hikâyesidir. Ben de sizlere bu diziyi yürekten tavsiye ediyorum arkadaşlar:)

KATHARSİS / MEDYABEY

http://blog.milliyet.com.tr/katarsis

http://katharsis.blogcu.com/

katarsisindunyasi@gmail.com

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com