Bir gün herkes rotasını güzel olana çevirecek

Newfoundland sahilinde Ekim 1995’de yapılmış telsiz konuşmasının tam metnidir.

Amerikan Gemisi: Lütfen bir çarpışmayı önlemek için, rotanızı 15 derece kuzeye döndürün.

Kanada: Çarpışmadan kaçınmak için, sizin rotanızı 15 derece güneye döndürmenizi öneririz.

Amerika: Ben, Amerikan donanması gemisinin kaptanıyım. Tekrar söylüyorum, siz rotanızı değiştirin.

Kanada: Biz de tekrar belirtiyoruz, siz rotanızı değiştirmelisiniz.

Amerika: BU, USS ABRAHAM LINCOLN UÇAK GEMİSİDİR. AMERİKAN DONANMASINDAKİ 2. BÜYÜK GEMİDİR. YANIMIZDA 3 DESTROYER, 3 CRUISER VE SAYISIZ DESTEK ARACI BULUNMAKTADIR. ROTANIZI 15 DERECE KUZEYE ÇEVİRMELİSİNİZ. AKSİ TAKDİRDE, GEMİMİZİN GÜVENLİĞİ İÇİN GEREKLİ HAREKETLER YAPILACAKTIR.

Kanada: Burası bir deniz feneri, siz bilirsiniz.

Oğlum bu yazıyı benimle paylaşınca gülümsedim. Dibe vurduğumuzu düşündüğümüz, kendimizi yalnız ve çaresiz hissettiğimiz, karanlıkta kaldığımızı ve artık hiç bir umut olmadığını düşündüğümüz zamanlarda, kim bilir kaç kez Yaratan bize seslendi. Hatta bu duruma düşmeden önce bile, bize yardım elini uzattığından, bir şekilde bize yol gösterdiğinden eminim. Kaçımız duymayı seçtik, kaçımız yüreğimizin sesini dinledik, kaçımız eş zamanlılıkları yakaladık?

Kaç kere uyandırma servisi bizi uyandırdı ve biz kaç kere bunun bir rüya olduğunu sanıp, yeniden kasvetli uykumuza daldık?

Oğlum metni bana okurken, gerçekten sonunu merak ederek bekledim. İçimden biri, “ Yolunu değiştirse de sorun çıkmasa, ne kaybeder ki” diye düşünürken, sürpriz bir sonla şaşırdım.

Hayat yolunda ilerlerken, bazen bir hedefe ya da bir hayale ulaşmak için o kadar hırs yaparız ki, o hayal, insan olmamızın önüne geçebilir. Gerçekleştiğinde mutlu olacağımızı sanırız. O kadar sahiplenir ki bize bu düşünce, bazı şeyleri zorladığımızı, tekâmülümüzü gerçekleştirmemizin daha önemli olduğunu unuturuz. Oysa her şeyden önce, ruhsal bir varlık olarak yaşamdaki en büyük amacımız, yaratanın bir halifesi olarak yaşamak, yaşam deneyimlerimizden öğrenmek ve en büyük imtihanımız olan nefsimizi terbiye etmektir.

Ama biz ısrarla burnumuzun dikine gider, çarpışma anı bu kadar net olduğu halde, egolarımıza, korkularımıza, gelecek kaygılarımıza yenilir ve iç sesimizin, ilahi olanın, yardım elini görmezden gelerek ısrarla devam ederiz. Belki de, bırakmanın kaybetmek demek olmadığını, tevazu göstermenin zayıflık olmadığını, esnek ve seçeneklere sahip olmanın, seni, istediğin şeyin çok ötesinde bir güzelliğe götüreceğini öğrenmek gerekiyor.

Yaratan bizden vazgeçmez. O da bizim özgür irademize saygı gösterir ve sabırla bekler, kenara çekilir. Belki de bizim o deniz fenerine çarpmamız da, aslında hayırlı olandır. Belki biraz ağır olur bedeli ama mutlaka uyanırız, fark ederiz. Başımıza bir saksı düşer ve anlarız. Düşmesine sebep olan, yine sadece kendimizizdir. Sebebi bir başka yerde, bir başka kişide aramak, ya da yaratanın sevmediği kullarından olduğunu düşünmek, yaşam sorumluluğundan kaçmaktır, o kadar.

Rüyalarda gemi sembolü, ruhsal büyümenin bir işaretidir ve gemi limanda bağlı olduğu zaman, bu bize büyüme ve ilerleme korkumuz olduğunu gösterir. Harekete geçmiş bir gemi, bir şekilde gideceği yere varacak, kendi derinliklerindeki hazineleri,  yoldaki deneyimleriyle kazanacaktır. Yola çıkış niyetinin, yolu zorlaştırabileceğini veya kolaylaştırabileceğini söylemem lazım. Niyet çok önemlidir. Sonuçta niyet olumlu olmasa da, herkes bir gün rotasını güzel ve iyi olana, ilahi olana çevirecektir.

IŞIK ELÇİ/MEDYABEY

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2017 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - [email protected]