BİLGİSAYARINIZ ELEKTRONİK KOKAİN OLMASIN

bilgisayar-bagimliligi1

Bilgisayar ya da internet bağımlılığı yaşadığımız döneme ait bir farklılık. Eşiği aşanlar için tehlike kapıda. Milliyet Cadde’den Çağdaş Ertuna internet bağımlılığına yer verdiği yazısında çağın yeni olgusunu dikkat çekiyor.

 

Son zamanların en önemli hastalığı

İnternet bağımlılığının uyuşturucu ya da alkol bağımlılığından farkı var mı? Uzmanlar neden ‘iklim değişikliği kadar önemli bir sorun’ diye uyarıyor?

Haftada 38 saat internet kullanıyor musunuz? Çoğumuz daha hafta ortasında   38 saati tamamlamış oluyoruz. Sadece bilgisayar başında geçirdiğiniz zaman değil, akıllı telefonunuzla oynadığınız, epostalarınıza  baktığınız, Twitter ya da  Facebook hesaplarınızda geçirdiğiniz zaman da sayılıyor. Eğer soruma cevabınız “Evet”se üzülerek söylemeliyim ki, siz bir internet bağımlısısınız. Tıpkı benim ve daha birçok kişinin olduğu gibi.

Bu yıl ilk defa internet bağımlılığı davranış bozuklukları arasına resmen alındı, yeni yayınlanacak davranış bozuklukları el kitabında yer verildi. Çin, Tayvan, Kore gibi ülkeler internet bağımlılığını ulusal bir sağlık krizi olarak görüp tedavilere başladı. Tabii bunda internette sanal çocuk büyütürken kendi bebeğini ihmal edip ölümüne sebebiyet verenler de, bir tıkla yemeğini ısmarlayıp yerinden hiç kalkmadan günler geçirip kan pıhtılaşmasından ölenler de etkili oldu.

 

‘Bilgisayar elektronik kokain’

Newsweek’in bu haftaki kapak konusundan bahsediyorum size. Başlık: ‘iCrazy’. İnternet bağımlılığının bizim sandığımızdan ne kadar daha zararlı olduğunu anlatıyor.

“İklim değişikliği kadar önemli bir sorun” diyor Oxford Üniversitesi Profesörü Susan Greenfield. UCLA Profesörü Peter Whybrow’sa “Bilgisayar elektronik kokain” diyor. “Aynı kokain gibi önce manik sonra depresif yapıyor” diye de  ekliyor.

Fazla internet kullanımı insanı sadece aptallaştırıyor ya da yalnızlaştırıyor sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Depresyona, kaygıya, obsesif kompulsif bozukluk ve dikkat eksikliği hipeaktivite bozukluğuna da neden oluyor.

Tabii ki internet zararlı, kullanmayalım diyecek değilim. Önemli olan, onu nasıl kullandığımız. İnsanı delirten, teknoloji ya da içerik değil zaten. Sorun internetle ilişkimizi dozunda tutamamamızda.

Bunları okurken “Ne kadar abartıyorlar!” diyebilirsiniz ama yapılan araştırmaları okudukça insanın ağzı açık kalıyor.

 

Konuşmayı, hafızayı etkiliyor

En tüyler ürpertici bulgu, internet bağımlılarının beyinlerinin uyuşturucu ve alkol bağımlılarının beyinlerine benzemesi. Beyin internet kullanımıyla değişiyor. UCLA’de daha önce internet kullanmayanlarda yapılan araştırmalarda görülüyor ki, internet kullanımı az da olsa başladığında beyindeki bir bölümü yüzde 10 ile 20 arası küçültüyor. Bu da demek oluyor ki, konuşmadan hafızaya beynin birçok alanı olumsuz yönde etkileniyor.

bilgiayar-bagimliligi2

İnternette geçirdiğimiz zaman uyku, spor ve yüzyüze iletişime zaman ayırmamızı engelliyor ya da sınırlıyor. Çocuklar, anne babalarının “Aradığınız kişiye ulaşılamıyor” modunda olmasına alışmış. Onların derdi kendilerine internette uygun bir profil yaratmakta. Hepimiz gibi sürekli herkese malzeme vermekten yorgun düşüyorlar, bir şeyi kaçırma korkusuyla (fomo: fear of missing out) daha da yakından takip ediyorlar. Bebekler için durum farklı. Anne bebeğini emzirirken mesajlaşıyor ve o mesajlar yüzünden geriliyorsa bebek bunu anneyle kendi ilişkisinde gerginlik olarak algılıyor.

Artık Facebook ve iPhone bağımlılarının yanı sıra başka sendromlar da var. Sürekli telefonun titrediğini sananlar oluyor. ‘Hayalet titreşim sendromu’ deniyor buna.

Yataktan kalkmadan internete bağlanıyoruz

Akıllı telefon kullanıcılarının üçte biri sabah yataktan kalkmadan internete bağlanıyor. 50 yaş altındakiler mesajlarını, epostalarını ve sosyal medyayı her 15 dakikada bir kontrol ediyor. Sürekli kontrol edenler de var.

Uzmanlara göre, bunu biz seçmiyoruz ama kısa dönemli ödüller yüzünden buna sürükleniyoruz. Çünkü basit bir mesajla özel hayatımızda ya da işte istediğimiz anlık bir şeyi elde etmemiz mümkün olabiliyor.

İnternet kullanımı arttıkça antidepresan kullanımının da arttığı kanıtlandı. Sonuçta interneti ne kadar kullanmak istediğimize kendimiz karar vereceğiz.

Huffington Post’un kurucusu Arianna Huffington bile son röportajında, “Eve gider gitmez akıllı telefonunuzu kapatın ve o anda ne yapıyorsanız sadece ona konsantre olun” diyor.  Bir sosyal medya kahramanı bile bunu diyebiliyorsa   sanırım hepimiz yapabiliriz. Yapmazsak da sonuçlarına  hep birlikte katlanacağız.

 

Çağdaş Ertuna / Milliyet Cadde

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com