BEREN SAAT VE TUBA BÜYÜKÜSTÜN İÇİN SAHNE ZAMANI

 

2012, TV sektörüne ivme kazandıracağı yerde kayıplar yılı oldu. Özellikle bu yıl yapılan yeni yapımlar seyircinin karşısına büyük umutlarla çıkmasına rağmen beklenen sonucu vermedi. Yeni yayın döneminde başlayıp ayakta kalanlar geçmiş yıllarla kıyasladığımızda gün birincisi ya da ikincisi olsa da tam başarı sağladığını söylemek mümkün değil.

Bu tablonun 2013’e yansımamasını umut ediyor, sektörün bu kan kaybedişinin arkasındaki nedenleri doğru sorgulayarak 2013’e hazırlıklı girmesini diliyoruz.

2012 kayıplar yılında en çok yarayı diziler almış gibi gözüküyor. 2013’ün ilk haftasında da bir süredir dillerde olan ekranların sevilen iki yüzünün dizileriyle yıla merhaba demeye hazırlanıyor; KanalD ve Star TV. Bu kayıplara bakalım bu iki isim ilaç gibi gelecek, umut olabilecek mi?

Beren Saat ve Tuba Büyüküstün. Ya da dizilerinin isimleriyle söyleyelim İntikam ve 20 Dakika.

Tuba Büyüküstün’ün dizisi 20 Dakika 1 Ocak tarihinde yayınlayacağını duyurdu. Star TV’de yayınlanacak olan dizi eğer tekrar bir gün değişikliğine gitmezse salı günü görücüye çıkacak.

Beren Saat’in dizisi İntikam ise 3 Ocak tarihinde yayınlanacağını duyurdu. KanalD’de yayınlanacak olan dizi gün değişikliği yapmazsa eğer perşembe günü görücüye çıkacak.

 

Yeni yılın ilk haftası reklam hesapları sebebiyle diziler tatile girerken bu iki dizinin tam da ölü olan bu haftada yayınlanması düşündürücü. Seyirciyi yakalayalım korkusu mu ya da başka bir sebep mi bilinmez ama enteresan bir hesabın stratejisi olduğu kesin.

Bu yüzden yeni bir gün değişikliği olsa da olmasa da şaşırmamak gerek.

Neticede artık eskisi gibi ver gazı seyirci yerse hesaplarının tutmadığı bir dönemde olduğunun herkes farkında; temkinli ve sağlam yaklaşılıyor bu yüzden yapılan işlere. Kayıplar büyük olunca.

İki dizide ne enteresandır ki gündeme Beren ve Tuba çekişmesi gibi lanse edilmiş haliyle duruyor. Erkek partnerlerden çok ve dizilerin isimlerinden çok Beren’in dizisi, Tuba’nın dizisi olarak konuşuluyor.

Çekişmenin aslıysa Kanal D ve Star TV kapışmasıdır. Bu iki isimle biri Salı’nın galibi olmak, diğeri de bu yıl Kurtlar Vadisine kaptırdığı Perşembe’yi geri almak istiyor.

Aynı zamanda kanallar arasındaki birincilik yarışında ipi göğüslemek. Ve görünen o ki bu yarışta Kanal D daha hırslı çünkü aynı yarışa Kahperengi ile Özgü Namal’ı dahil etmiş.

İkiye bir olan bir yarış. Kahperengi  dizisi 2013 içinde Özgü Namal ile boy gösterecek Kanal D ekranlarında.

Yani her ne kadar ortada Tuba-Beren-Özgü çekişmesi gibi dursa da tamamen kanalların kapışmasıdır, yarışıdır.

Gelelim dizilere. Kim daha şanslı bilemeyiz elbet şimdiden. Ama her üç yapımın konusuna ve oynayan oyuncularına vakıf olunca üç aşağı beş yukarı fikir beyan edebiliriz.

İlk olarak değişiklik olmazsa yayına girecek olan Tuba’lı 20 Dakikalı ile başlarsak. Tuba, evimizin kızı gibi. Oyunculuğu konusunda çok iyidir yorumunu yapamasam da onu ekranlarda görmeyi seviyoruz. Dedim ya evimizin kızı gibi Tuba.

20 Dakika dramı ağır bir dizi. Eğer senaryo tam olarak bu dramı verebilirse seyirciye salı günü kendisine önemli bir yer edinebilir.

Partner seçiminde seyirci ve eleştirmenler hayal kırıklığı yaşasa da ben doğru seçim olduğunu düşünmekteyim.

Burada öykü her ne kadar bir kadın üzerinden gidiyor görünse de aslında bir erkeğin dönüşümünü anlatacak bize. Bir ailenin dramını, olaydan önce ve sonrasında değişen yaşamları…

Bu paralelde aşk arayan eski bildik senaryolara alışkın olan seyirciye ve eleştirmenlere diyorum ki işte uyum aranmaması gereken bir noktadayız. Yani İlker Aksum, tam da hikâyenin ruhuna uygun seçilmiş bir kişi.

Hani güzel kız yakışıklı erkek aşkları üzerine kurulmuş dizilerde uyum arayan seyirci bu dizide bu yanılgıya düşmesin diye bu notu düşüyorum.

Çünkü dizi Tuba Büyüküstün güzellemesi üzerine kurulu bir dizi değil. İçinde ağır bir dramı yansıtıyor. Sıradan bir erkeğin değişimini ve bu değişimde neleri göze alabileceğini anlatıyor.

Bunu anlatırken hem kadının dramını hem erkeğin dramını izletecekler bize. Kısacası bir ailenin dramı.

Filmle çok kıyaslanacak çoklukla aksiyon beklenecek belki ama benim kanım kendilerini ispatlamış olan senaristleri Kerem Deren ve Pınar Bulut filmden yola çıksalar da kendi senaryolarını yazdılar bu hikayede. Başka bir Kaçış Planı izletecekler bize 20 Dakika ile düşünüyorum. Bu yüzden filmle kıyaslamak çoklukla yanılgıya iter gibime geliyor.

 

Basına verdikleri demeçten anladığım kadarıyla dizi sakız gibi uzamayacak 30 bölümle sona ulaşacak. Doğrusu bu da olumlu bir gelişme.

Alışıldık dramlardan uzak ve sakız gibi uzatılmayacak bir yapımın senaryosu da seyirciye iyi geçirilirse ve eğer çok iyi işlenmişse senaryo bence şansı oldukça yüksek bir dizi. Ama tüm bunlar tamamlanmamışsa bu drama yazık ederler. İyi yakalanmış bir konu umarım beklentiyi karşılar.

İzledikten sonra yine yorumlarız. Ama sanki Tuba’nın dizisi biraz daha şanslı gibi geliyor bana. Her ne kadar salı günü güçlü rakipler olsa da ağır dramlı Benim İçin Üzülme’den sıkılmaya başlayan izleyici ve Öyle Bir Geçer Zaman ki den kopan izleyici böyle bir drama yönlenecektir düşüncesi taşıyorum.

Gelelim Beren’e. Amerikan dizisi Revenge’nin yerli uyarlaması. Beren’in ışığı da, oyunculuğu da tartışılmaz kuşkusuz. Bu dizininde üstesinden geleceğini düşünüyorum. Ama erkek oyuncu seçiminde hala partnerin Nejat İşler mi yoksa Mert Fırat mı olduğunu anlayamadım. Hani İşler’se işimiz var yine… Zira şimdiye kadar dizilerinde bıraktığı olumsuz imajı yüzünden endişelerim var.

Tabii diziye yönelik tek endişem bu değil. Fazlaca İntikam içeriklikli hatta konusu da bundan beslenen dizinin aksiyon, macera ağırlıklı olması dramı ve aşkı ikinci plana atması sebebiyle ne kadar geneli kucaklayacak bundan emin olamıyorum. Türk izleyicisinin Kurtlar Vadisi dışında aksiyon ve maceranın yoğun olduğu dizileri çok fazla kucakladığına şahit olamadığımız için bu konuda pek emin olamıyorum. Belki bir kadının mücadelesindeki aksiyon çekici gelebilir ki o zaman geneli kucaklar. Amerikan yapımındaki seyirciyi kenetleyen özelliği Türk seyircisini yakalamayı becerirse Beren tek başına bu işinde altından kalkar. Yani Beren’den çok senaryoya iş düşüyor.

Gelelim yayın tarihi belli olmayan Kahperengi’ye. Fatih Altaylı’nın eşi Hande Altaylı’nın kitabından yola çıkılarak dizi haline gelen Kahperengi’nin başrol kadın oyuncusu da Özgül Namal.

Çalışkanlığı, hırsı ve zekasıyla büyük güçlüklere rağmen eğitimini tamamlayan, büyük şehirde kendisine yeni bir hayat kuran Narin’le, onun çocukluk aşkı Fırat’ın yaşadıklarını konu alan dizinin yapımcılığını Most Prodüksüyon’un yaptığı Kahperengi’nin yönetmeninin Gül Oğuz olduğu gelen bilgiler arasında. Yani iki diziden farklı aşkı ön plana alan bir dizi. Bu yarışta Kahperengi dizisinde her iki dizide olduğu gibi kadın kahramanların dramlarına tanıklık etmeyeceğiz.

Beren İntikam’da çocukluğunu ararken Tuba ise 20 Dakika’da masumiyetini ispatlamaya çalışıyor. Yani her ikisinde de kadın kahramanlar ön planda. Bu yüzden yarışa nereden gireceğini kestiremediğim Özgü Namal’lı Kahperengi’nin seyirciyle kucaklaşmasının sonucunu da tam kestiremiyorum. Diziyi de bu haliyle Özgü Namal ismi götürecek mi emin olamıyorum.

Evet, büyük yarış başlıyor 2012’de yaşanan hayal kırıklıklarının 2013’te yaşanmamasını diliyor tüm yeni yapımlara başarılar diliyorum.

2012’yi kapatırken 2013’e merhaba demeden girdiğim bu yazı vesilesiyle de herkese umutlarının yeşerdiği, hayata geçtiği bir yıl diliyorum. İyi yıllar…

OYA TEKİN / MEDYABEY

oyatekin@gmail.com

https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin)

http://yurthaber.mynet.com/yazarlar/tum/1/o.tekin35

http://blog.milliyet.com.tr/intikamli-beren-saat-mi-yoksa-20-dakikali-tugba-buyukustun-mu–peki–kahperengili-ozgu-namal-/Blog/?BlogNo=395188

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com