JALE ŞEN/AŞK EKMEK HAYALLER’İN EN BÜYÜK DERDİ…

Yine film günlerimden biriydi bugün. 2 film birden arka arkaya izleyince, hele de ikisi de iyi filmler olunca tabii gerçek hayata dönmek biraz zor oldu. Dönüş beklediğimden daha erken gerçekleşti gerçi, zira Aşk Ekmek Hayaller’e yeni oyuncular gireceği için ”bir bakayım” dedim ve işte kendimdeydim!

Diziye gelmeden önce bugün izlediğim şu iki filme biraz değinmek isterim. İlki, geçen sene kaybettiğimiz meşhur Sopranos’un mafya babası James Gandolfini’nin ve Julia Louis-Dreyfus’un başrolünde olduğu Enough Said (Yeter Konuştuğun). Birer kızları olan iki boşanmış kişinin beraberlikleri üzerine, neşeli, hoş, ilişkiler üzerine düşünebileceğimiz bir film. Diğeriyse, filmin yazarı ve aynı zamanda yönetmeni de olan Destin Cretton’ın ikinci uzun metrajlı filmi Short Term 12. Bağımsız türde çekilen film, sorunlu gençlerin kaldıkları, eğitim ve psikolojik destek aldıkları, 18 yaşlarını doldurduklarında da ayrıldıkları bir eğitim kurumunda, sorunlu gençlerle, yine evvelden, hayatlarında kendileri de sorunlar yaşamış olan yardımcı kişilerin arasındaki ilişkileri konu alıyor. İnsanın içine içine değen, kalbini sızlatan ama durumu ajite de etmeyen iyi bir yapım Short Term 12. Film listenize ekleyin mutlaka!

Şimdi ‘esas konu’muza dönelim…

Aşk Ekmek Hayaller biliyoruz hepimiz Bread Love and Dreams adlı bir Kore disizinden uyarlama. Bir Aşk Hikayesi’nin tutmasından sonra böyle kendi ülkelerinde tutan Kore dizilerine daha bir rağbet oldu bizde de. Ama işte hepsi de sevilecek ya da bizdeki şekli de iyi olacak diye bir durum yok değil mi?

İlk başta Müjde Ar olduğu için izledim diziyi. İzledim dediysem sonuna kadar gelemedim! Zorla olmuyor işte, Müjde Ar bile engelleyemedi diziden uzak durmamı. Sonra bu akşam yayınlanan beşinci bölümüne yeni oyuncular gireceğini öğrenince, tabii yazacağım için bir de bakayım dedim şöyle.

Dizideki çocuklar büyüdü (Allahtan!),yerlerine yeni oyuncular girdi de hiç olmazsa zaten ölü geçen ilk dört bölümden sonra bu bölüm biraz şenlendi. Uğur’u canlandıran Barış Hacıhan’ı daha öncesinde Neslihan Atagül’le oynadıkları Araf’tan biliyoruz. Çok başarılı ve daha da iyi yerlerde göreceğimi düşündüğüm Hacıhan hatta o kadar iyi ki bu diziye fazla gelmiş! Ama olsun en azından eski Türk filmleri replikleri tadında konuşan küçük Uğur (Efe Karaman)’dan izleyiciyi kurtarmış oldu! Diğer yeni oyuncu ise, Umutsuz Ev Kadınları’nda Zeliş’e aşık genci canlandıran, tüm kızların ”çok yakışıklı alllaaam” diye barın barın bağrındığı Furkan Andıç. İyi oynuyor o da, ekrana da yakışıyor, sanırım biraz da zayıflamış, vücut da çalışmış belli ki, iyi de olmuş. Kızlar hadi iyisiniz gene…

Kızlar tarafına bakalım şimdi. Karaca’yı Deniz Baysal oynuyor. Babadan çok çekti tabii o da, evden kaçtı ama kendine bir ev tutmuş kız arkadaşıyla. Pek bir güzelleşmiş, serpilmiş. Dediğim dedik, sertçe bir kız. Karaca’nın ev arkadaşının da hiç bir yerde ismini göremedim, yeni bir oyuncu belli ki daha önce görmedim hiç bir yapımda. Diğerlerine gelelim. Cadı Leyla’yla fırın imparatoru Ferit’in kızları Zeren ve Yeliz’i canlandıran oyuncular aslında 2013 Miss Supranational Güzellik Yarışması Dünya 3.’sü Leyla Köse (Zeren) ve Miss Turkey 2012 finalisti Elif Merve Çolak (Yeliz). Bir de Ayça Eren var dizide. Onu tanıyorsunuz, Behzat Ç.’de Şule’yi oynamıştı. Esas mesleği fotoğrafçılık olan Eren, aslında bu sayede Behzat Ç.’de oynamış (Erdal Beşikçioğlu’nun işlettiği mekanın fotoğraflarını çekerken teklif almış) ve oradan da oyunculuğa adım atmış.

ask-ekmek-hayaller

Diziye giren genç oyuncular bu bölüme evet dinamik getirdi. Dizinin genel manada, cadoloz Leyla, donuk Erdinç (Burak Hakkı zaten çok kötü oynuyor) ve her yapımda kendinden sıkılmadan her karakteri hep aynı şekilde oynayıp duran (buna kendini tekrar etmek de diyebiliriz) Sinan Tuzcu (İmparator Ferit) üçlüsü yüzünden izleyiciye kal getiren bir tarafı vardı. Keriman hanım erken fark etti gidişatı, kaçtı, canını kurtardı. Öyle değil elbette, yanlış bilgi olmasın. Abdullah Oğuz yakın dostu olduğundan destek ve dediğine göre ‘bugün artık gerçek oyunculuğun konuk oyunculuk olduğuna inandığı’ için konuk oyuncu olarak yer aldı dizide Müjde Ar. As oyuncu da gidince hiç çekilmez hale gelen diziye en azından bu güzel oyuncular geldi de belki biraz eline yüzüne bakılır hale gelir, kendi masrafını kurtarır dizi!

Bunlardan başka…

Bir de dizide mesaj vardı. Mesaj kaygılı yapımlar da pek bir moda. İşe yarıyor mu bilmem. Burada da sosyal medya kuşu olan Zeren her yediğini içtiğini sosyal medyada paylaşıyor diye ablası ‘evin hanım ve çalışkan, örnek kızı’ Yeliz tarafından eleştiriliyor. Anne cadı Leyla’yla baba İmparator Ferit, Zeren’e ”öyle yediğini içtiğini göstermek ayıptır kızım, olmaz öyle şey, bir daha yapma” diyorlar ve diziyi izleyen zaten azıcık sayıdaki bir kaç insancığı da (o bir kaç kişi de işte benim gibi işinden dolayı izleyenlerle, Furkan Andıç’la Barış Hacıhan hayranlarıdır) kendilerinden soğutuyorlar! Şimdi sosyal medyada yediğini, içtiğini, gezdiğini, tozduğunu paylaşmayan kaldı mı canım değil mi ama!

ask-ekmek-hayaller2

Yazmazsam olmaz…

Berna Laçin bu kadar kötü, Burak Hakkı bu kadar ruhsuz oynamak zorunda mı? Genç oyuncular bile onlardan çok çok iyiler. Hatta hatta Karaca’nın sarhoş babasını oynayan kimse bu iki isimden çok daha iyi. Oyuncu koçu denen bir şey var artık. Laçin’le Hakkı yanlışlıkla yaşam koçlarıyla vakit geçiriyorlar sanırım!

Bir diğer husus da sahnelerde kullanılan kötü ışık ve ondan daha da kötüsü bir müzik…Renk, ışık ve müzik yapımı destekleyen unsurlar. Neden gereğince önem verilmez hiç anlamam.

Uykudan önce…

Bir düşün bakalım: Bir önceki yazımda Rush’ı izle demiştim, izledin mi? Şimdi sırada Short Term 12 var çünkü.

Küçük hatırlatmalar…

Golden Globe Ödülleri dağıtıldı. En iyi Dram Filmi 12 Yıllık Esaret seçildi. Tahmin edilen gibi.

Müzik dalında aday olan Mandela: Özgürlüğe Giden Yol filminin müziği U2’dan Ordinary Love ödülü kaptı! Haketti de.

Dram dalında En İyi Kadın Oyuncu’yu, Woody Allen’ın filmi Blue Jasmine (Mavi Yasemin)’le Cate Blanchett aldı. Kırmızı halıda Armani’nin dantelle bezenmiş siyah bir gece elbisesini giymişti ve hem elbise hem de içindeki Blanchett müşhişti! Diğer aktrislerse parayla zevksizliğin dibine vurmuşlardı.

Üzgünüm…

Dün akşam öğrendiğimize göre Vicdan dizisi önümüzdeki hafta erken final yapacakmış. Konuyla ilgili olarak Oya Tekin güzel bir yazı yazmış, okuyun. Şu yayından zırt diye kaldırılan yapımlardan dolayı kanalların bu sergiledikleri tutum izleyicinin hiç hoşuna gitmiyor ve seyirci bunun saygısızlık olduğunu düşünüyor. Sosyal medyada, dizinin yayından kalkamaması için imza kampanyaları açıldı. Dizinin sevenleri çok tepkili. Ama ben sonucun pek de değişeceğini sanmıyorum!

JALE ŞEN / MEDYABEY

http://jeansmisin.com

https://twitter.com/bittereniyisi

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com