Analar ve Anneler Perşembe akşamlarına renk kattı/JALE ŞEN yazdı

JALE ŞEN/MEDYABEY

http://jeansmisin.com

https://twitter.com/bittereniyisi

 

Analar ve Anneler ilk bölümden sarıp sarmaladı.

Perşembeler benim için film akşamlarıydı aslında. Dizi takipçisi manyaklığı yıllarımda Perşembe akşamları izlediğim bir dizi olmadığından (Kurtlar Vadisi akşamı çünkü Perşembe ya, izlemiyorum, tek boşta kalan günümdü) ben de o akşamlarımda film izlerdim. O alışkanlık hep devam etti. Ta ki dün akşama kadar.

İlk bölümünü dün akşam izlediğimiz Analar ve Anneler Perşembenin ası oldu. Poyraz Karayel dışında severek izlediğim bir iş yoktu ekranda aslında. Geçen sezondan bu yana hiç düşmeyen temposu, güçlü oyuncu kadrosuyla benim ilgimi de izleyicinin ilgisini de hep kendi üzerinde toplamayı başardı Poyraz Karayel. Hikayenin cılkını çıkarmadan bir sezon boyunca diziyi diri tutabilmek, ekranda bunca iş varken ciddi bir başarı cidden. Bu sezona da ilk bölümden muhteşem bir giriş yaptı. Yeni oyuncularla birlikte, yine ilk sezondaki hızıyla ikinci sezonda da devam ediyor yoluna. Belli ki yeni bir aşkla birlikte hem de…

Şimdi de Analar ve Anneler katıldı Poyraz Karayel’in yanına. Öyküsünün ve senaryosunun, çok sevdiğim film İyi Seneler Londra’nın yönetmeni de olan Berkun Oya’ya, yönetmenliğinin Mehmet Ada Öztekin’e ait olduğu dizi daha ilk bölümüyle ilerleyen zamanda durumunun ne olacağını belli etti. İki kadının hikayesini verirken sahnelerdeki yumuşak geçişler, yerinde oyuncu seçimleri (ki Med Cezir’deki rollerinden çok farklı Metin Akdülger ve Hazar Ergüçlü dizide harikaydılar), yerinde ışık ve müzik kullanımı, yumuşacık renkler tüm bunların hepsi izleyicide iyi bir etki bıraktı. Dönem dizisi olması da benim ayrıca sevme sebebim olsa da hikayenin dantel gibi özenle işlenmiş oluşu hiç sıkılmadan izlememi sağladı. Ha bir de köyün delisi Öner Erkan’ı reklamlar dışında burada da görmek beni mutlu etti. Okan Yalabık’ı iri kıyım haline rağmen görmenin mutluluğundan bahsetmiyorum bile!
Tüm bu güzellikleriyle birlikte bu sezonun sağlam işlerinden biri (henüz Muhteşem Yüzyıl Kösem Sultan başlamadığı için böyle demeyi seçtim) olacağını düşünüyorum Analar ve Anneler’in, üstelik berbat ismine rağmen!

Kafamda sorular…
Analar ve Anneler dizisine daha içler acısı bir ad bulunamaz mıydı?(Tek ofsaytı dizinin)
Kiralık Aşk’ta Defne niye hem ofiste hem Ömer’in evinde yani kısaca kapalı mekanda üzerindeki deri montla geziyor?
Hatırla Gönül’ün set ekibinde kuaföre az para mı veriyorlar ya da kuaförü mü yok setin? (Bknz: Gökçe Bahadır’ın, Selen Öztürk’ün 80’ler esintili saçları)

Carte D’or Puding reklamında üniversitede okuyan evin kızcağızı eve tatil için geldiğinde yesin diye yapılan ilk şey puding mi olur? Kız açsa puding mideyi baymaz mı? Bu kızın annesi Türk değil mi?
Poyraz Karayel’deki Bahri Babanın gelinini tüm katiküllilerine rağmen niye çok seviyorum? (Bunu kendime sordum). Tüm Dünyayı erkekler yönetir, erkekleri de kadınlar…Söyleyen Bahri Umman. Doğru diyor adam. Aklıma geldi yazdım.

Kara Ekmek’te ablasına özenen Mine sadece tek bölümde lanlı lunlu konuştu da allahtan biz de kusmaktan son anda kurtulduk! O cüsseye, o aptalsak ağlak surata kaba konuşmak olmuyor işte, oturmuyor. Küfür bir tek Asiye’ye yakışıyor. (Mine’yi öyle konuşturmak kimin aklına geldi acaba?)

Evli ve Öfkeli’de kadınlar neden aptal ve aciz gibi gösteriliyor? Dizinin senaristlerinden biri ve yönetmeni kadın üstelik.

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com