Ali Kırca’yı televizyoncu yapan rastlantı

Ali  Kırca, son kitabı “Öteki Bahçe” yi Okyanus Koleji’nde düzenlenen imza gününde öğrencilerle buluşturdu.  4. Kitap fuarı kapsamında düzenenlenen imza gününde Ali Kırca, ilk olarak sabah saatlerinde Güneşli kampüsünde öğleden sonra da Halkalı kampüsünde öğrencilerile bir araya gelerek hem deneyimlerini  paylaştı hem de kitaplarını imzaladı.

Bu güne kadar yazdığı 13 kitaptan sonra ilk kez bir roman yazdığını belirten Kırca, bu kitabın bir empati romanı olduğunu şu sözlerle ifade etti; “Her birimiz bir başkası için başka bahçeyiz, ötekiyiz. Yanı başımızdaki arkadaşımızı anlama romanıdır ‘Öteki Bahçe’ dedi. Empati, aşk ve arkadaşlığın buluştuğu bir öykünün romanlaşmasıdır  ‘Öteki Bahçe’ diyen Kırca, yazdığı romanından yola çıkarak 40 yıllık medya hayatında yaşadığı ve unutamadığı anılarını öğrencilerle paylaştı.

Televizyonculuğa geçiş süreci ve sonrasında yaşadıklarını öğrencilerle paylaşan Kırca; “denizi görmeden denizci oldum, evimizde televizyon bile yoktu, TRT’nin sınavını öğrendim, başvurdum ve televizyon dahi görmeden televizyoncu oldum” dedi.

Tele-safirlik’ten televizyonculuğa…

Öğrencilik hayatının bir hayli çalkantılı olduğunu ifade eden Kırca, hayatının tamamen tesadüflerle dolu olduğunu söyledi. 70’li yıllarda  çok az insanın evinde televizyon olduğunu, siyah-beyaz televizyonlarda haftanın 3 günü sadece 3 saat yayın yapıldığını ifade eden Kırca; “o zamanlar ‘telesafirlik’ diye bir kavram vardı, televizyonu olan bir tanıdığımızın evinde şans eseri bulundum ve televizyona eleman alınacaktır yazısını gördüm. İşsizdim. Hem denizcilik hem de hukuk fakültesinden ayrılmıştım. Sonra tıp fakültesinde devam ettim ve onu da bırakıp ertesi gün sınava girdim, kazandım ve televizyoncu oldum” şeklinde konuştu.  Öğrencilere şans farktörünün çok önemli olduğunun altını çizen Kırca; “önemli olan şansı değerlendirmektir, şans meleğinizi görmezden gelmeyin” diye ekledi.

Kaddafi ile röportaj yapamadım…

Meslek hayatında hiç unutamadığı bir anısını paylaşan Kırca; en ilginç ve şanlı röportajım 2 kelime ile gerçekleşti. Libya’ya gittik. Libya savaş altındaydı. Kaddafi ile röportaj yapacaktım. Ancak Kaddafi röportaj talebimi red etti.  Biz de ekip olarak Türkiye’ye dönme kararı aldık. Otelde bavullarımızı hazırladık, tam döneceğiz, lobideyken bir anons duyduk. Filistin lideri Habbaş’ın israil tarafından kaçırıldığı anons ediliyordu. Biraz düşününce lobide gördüğümü hatırladım ve hemen Habbaş’ın yardımcısı ile konuştum. ‘Habbaş’la bir röportaj yapabilir miyim’ dedim. Yardımcısı ‘röportaj vermiyo’ dedi. Bende ‘röportaj değil sadece Türkiye için bir kaç cümle söyleyebilir mi’ dedim. Bir sorayım dede ve ben çok heyecanladım. Çünkü tüm dünyada israil tarafından kaçırıldığı söylenen Habbaş, kaçırılmamıs yukardaydı. Habbaş’ın yardımcısını zorladım ve Habbaş’ın yanına çıktı. Hemen kamerayı kayıt altına aldık. Sadece ‘nasılsın?’ ve ‘Teşekkür ederim’ dedim. Kayıtlar elimizdeydi ve Habbaş kaçırılmamıştı.  Bunu hemen Trt’ye gönderdik ve Trt tüm dünyaya duyurdu. Sonra İsrailin yanlış bir adamı kaçırdıgı ortaya çıktı ve o yıl bir çok ödülün sahibi olduk.” dedi.

Annesine yazdığı bir şiirin hikayesini de anlatan Ali Kırca öğrencilere “bir tek anneler insana kalabalıkları dikkate almadan yüreğindekileri söyleyebilir” diyerek “Hatırlıyor musun” adlı şiiriyle söyleşisini tamamladı. Şiir’in bandı yayınlanırken salonda duygusal anlar yaşandı.  Söyleşi sonunda Kırca’yı bir de sürpriz bekliyordu. Okul yönetimi tarafından Ali Kırca’ya bir teleskop ve çiçek takdim edildi.

 

 

 

 

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com