Ali Ağaoğlu: “Elitistler bana gıcık oluyor”

Ali Ağaoğlu, yine ilginç açıklamalarıyla gündemde…Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Şaban Arslan’a röportaj veren Ağaoğlu, yine çok konuşulacak açıklamalar yaptı.

Röportaja başlamadan önce Ali Ağaoğlu ile ilgili yorumlarını kaleme alan Şaban Arslan, önceleri ünlü işadamına gıcık olduğu itirafında bulundu.

“Öncelikle şunu vurgulamalıyım. Aslında ilgimi çekmeyen ama bir o kadar gıcık olduğum bir tipti. Bunu kendisine de söyledim, ‘Daha önce size gıcık oluyordum’ dedim.” diye yazan Arslan, ilginç ve bir o kadar da renkli bir röportaja imza attı.

İşte, Oflu bir müteahhit babanın 4 çocuğundan birisi olan lise sondan terk işadamı Ali Ağaoğlu’nun röportajı:

***********************    *************************

Ali Ağaoğlu Türkiye’nin en çok tartışılan isimlerinden biri. İş hayatıyla olduğu kadar özel yaşamıyla da sürekli gündemde. Özellikle eşleri ile ilgili açıklamaları nedeniyle eleştirilen iş adamı, “Elitist geçinen 8-10 bin kişi kıskançlıklarından bana saldırıyor. Ailem benim için önemlidir”diyor

Röportaj fikri spontane gelişti. Pazartesi Haliç Kongre Merkezi’nde, gazetemiz tarafından düzenlenen Konut Kurultayı’nda karşılaştık Ali Ağa ile. “Ağam bi selfi çektirelim mi” diyenden geçilmiyor… “50 doların varsa niye olmasın..” Gençlerden biri, “Ben senin resmini çektim, bana sen ver 50 doları…” Ağa yapıştırıyor meşhur cevabını: “Ben versem bin dolar veririm. Fakir miyim ki 50 dolar vereyim…” Her cümlesinde espri, ironi, hiciv var. Ciddi işleri bile esprili, hatta küfürle karışık anlatıyor. “Atlıyorum üstü açık Rolls Royce’uma, Gazi Mahallesi’ne, Mustafa Kemal’e, arsa bakmaya gidiyorum” diyor. “İstersen gel beraber çıkıp Rolls Royce’umla gezelim Boğaz’da…” diyor bana. Çarşamba için sözleşiyoruz.

Onu hepiniz tanıyorsunuz. O kadar medyatik ki. Son on yıldır inşaat alanında yaptığı spekülatif ticari faaliyetlerin yanında, özel hayatıyla da hiç gündemden düşmedi. Yaşça kendisinden çok genç eşleri, sosyal medyadaki, “Fakir miyim ki…” diye başlayan olaylı paylaşımları. Ali Ağa’nın, abartılar üzerine kurulu bir yaşam tarzı var. Ortaköy’de, dünyanın en güzel manzarasına sahip muhteşem malikanesinde kahvaltı yapıyoruz beraber. Birinci, ikinci, ortanca, sonuncu eşlerini konuşuyoruz. Üstü açık Rolls Royce’una atlayıp, Boğaz’da turluyoruz, beraber ‘arsa bakmaya’ gidiyoruz… Öncelikle şunu vurgulamalıyım. Aslında ilgimi çekmeyen ama bir o kadar gıcık olduğum bir tipti. Bunu kendisine de söyledim, “Daha önce size gıcık oluyordum” dedim. Ama 17-25 Aralık’taki hain komplo karşısında dik duran az sayıda kişiden biri olması, ona karşı olan tüm olumsuz fikirleri, ön yargıları silip süpürmüştü.

KIRMIZI NOKTALI SOHBET

Boğaziçi Köprüsü’nün Ortaköy ayağındaki koruluk alan… Alarko Holding tabelasının altından geçip yukarı kıvrılıyoruz. Ali Ağaoğlu, yardımcılarıyla birlikte kapıda karşılıyor bizi. Oturur oturmaz teybi açmak için izin istiyorum. “Aç aç, saklayacak bir şeyim yok. Bende her şey açık, şeffaf” diyor. Yazarken tıraşlamak zorunda kaldığım, bol kırmızı noktalı söyleşimiz başlıyor. Hayat hikayesi çok meşhur malum Ali Bey’in. Burada şimdi uzun uzun anlatıp kafanızı şişirmeyeyim. Oflu bir müteahhit babanın 4 çocuğundan biri. Lise sondan terk, falan… Aslında, hafta sonu insanları biraz gülümsetecek geyik bir sohbet arzuluyorum ama sohbet otomatikman Zekeriya Öz ve Fetullah Gülen örgütüne doğru yöneliyor; “Beni Zekeriya (Öz) bile korkutamadı be” diyor.

Devamı için tıklayın:

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com