ABD’nin kirli çamaşırlarını pazara çıkaran “Snowden”ın filmi vizyonda

Ünlü yönetmen Oliver Stone’un “Snowden” adlı filmi 6 Ocak Cuma( dün) itibarıyla vizyona girdi. Film, ABD devletinin ve de CIA’nın kirli çamaşırlarını deşifre eden; 2004’ten 2013’e kadar CIA (Merkezi İstihbarat Teşkilatı) ve NSA (Ulusal Güvenlik Dairesi) çalışanı olan Edward Snowden’ın hayatını ve dünyayı sarsan ifşaatları konu ediniyor.

Hatırlanacağı üzere Snowden, ABD hükümetinin “güvenlik” adı altında e-postalara, sosyal medya hesaplarına, cep telefonu mesajlarına, hard disklere, kredi kartı ekstelerine ve hatta bilgisayar kamerasına kadar erişebildiğini 2013 yılının Haziranı’nda tüm dünyaya duyurmuş dünyada bu ifşaat olay olmuştu.

Snowden ifşaatı sonrasın “Amerikan tarihinin gördüğü en büyük vatan haini” ilan edilirken aynı zamanda da bir kahramana dönüşmüştü.
3 Oscar ödüllü yönetmen Oliver Stone’un yönettiği filmde Snowden’ı Joseph Gordon-Levitt canlandırıyor. Filmde ayrıca Shailene Woodley, Melissa Leo, Nicholas Cage, Zachary Quinto, Tom Wilkinson gibi ünlü oyuncular da yer alıyor. Luke Harling ile Anatoly Kucherena’nın yazdığı iki farklı kitabı kendisine kaynak alan Snowden’ın senaryosunu ise Kieran Fitzgerald ile filmin yönetmeniOliver Stone kaleme aldı.

Star gazetesinin sinema yazarı Serdar Akbıyık, köşesinde bu hafta vizyona giren ve çok önemli bir film olan Snowden’ı yazdı. Akbıyık’ın filmle ilgili yazısından bazı bölümler şöyle:

ABD HEM KİŞİLERİ HEM DEVLETLERİ TAKİP EDİYOR

“Snowden’ filminde insanların nasıl izlenmeye başlandığını görüyoruz. İlk önce şüpheli iki kişi takip altına alınır, daha sonra bu iki kişinin ilişkiye girdiği bir üç kişi daha, bunların telefonla ulaştığı başka insanlar, bu dizi böyle devam edip gider ve bakmışsınız iki kişiyle başlayan süreçte farklı ülkelerde yaşayan 2,5 milyon insanın özel hayatını takip ediyorsunuz. Bunların sadece telefon kayıtları değil, bilgisayar ile yaptıkları her hareket, facebook, twitter, instagram paylaşımları, bilgisayarlarda bulunan kameralarla çekimler ve her şey. Bu sadece kişi özelinde de kalmıyor. Devletler de takip altında.”

ABD MÜTTEFİKLERİNİ DAHİ İZLİYOR

“Filmde İran, Çin, Rusya’nın bütün kurumlarına sızıldığı, elektrik idaresinden su idaresine kadar her dairesinin bilgisayarlarına kaçak programlar yerleştirildiği anlatılıyor. Gerektiğinde bu ülkelerde elektriklerin kesilebileceği, sivil hizmetlerin uzun süre duraklatılabileceği anlatılıyor. Edward Snowden “Anlıyorum bu ülkeler potansiyel tehlikeler ama Avusturya, İngiltere, Almanya nereden çıktı” diye soruyor. Yani ABD’nin müttefikleri de bu tecavüzden kurtulabilmiş değil. Bizim için ise çok önemli bir sahne filmin daha başında var. CIA’nin Tepe diye adlandırıldığı ve ajanlarının yetiştirildiği yerde genç ajanlar belirli metropolleri özel olarak izliyorlar. Hatta bu metropoller üzerinden eğitim alıyorlar. Ve bunlardan birisi de İstanbul. Şimdiye kadar yazdıklarımı okuyup, son bir ayda yaşadıklarımızı düşünürseniz kafanızın karışmaması mümkün değil. Filmin sonunda ve gerçek hayatta, Edward Snowden bütün belgeleri ifşa ettikten sonra ülkesinden kaçmak zorunda kalıyor tabii. “

OBAMA’DAN SKANDAL YAKLAŞIM

“Hala Rusya’da yaşayan Snowden bir ABD’li yetkilinin dediği gibi orada ölür ve bir daha ABD’ye dönemez. Burada bir başka önemli durum ise yazının başında da dediğimiz gibi demokrasi havarisi Obama ile ilgili. Obama’nın olaya yaklaşımı şöyle, öncelikle Edward Snowden’ı hacker olarak adlandırıp aşağılıyor. Daha sonra ise takip programlarını üstü kapalı bir şekilde savunuyor. İnsanların özel hayatının takip edilmesinin önemli olmadığını çünkü bu bilgilerin devlet tarafından güvenceye alındığını söylüyor.”

SNOWDEN FİLMİNİN FRAGMANI-İZLE

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - [email protected]