A-ACAYİP HİKAYELER

Star’da hiçbir tanıtımına rastlamadan tesadüfen izlediğim Acayip Hikayeler’e zaplamadan takılmamda Haluk Bilginer’in etkisi büyük oldu. Diziyi izlerken olaylar tek bölümde ve hiç de alışık olmadığımız yaklaşık 40 dakika kadar bir sürede akmak ve sonuçlanmak zorunda olduğu için bunalmaya vakit bulamıyorsunuz. Zaten işlenen marjinal konulardaki uçuk sahneler sıkılmaya imkan tanımıyor.

Acayip Hikayeler’in sürprizi sadece senaryolarındaki uçukluklarla da sınırlı değil. Örneğin, Altan Erkekli’yi ‘psikopat baba’ rolünde izlemek de ayrı bir sürpriz oldu izleyici için. Çünkü, kabul edelim ki başarılı oyuncu Altan Erkekli’nin TV’de bugüne kadar oynadığı roller birbirine oldukça yakındı. ‘Psikopat baba’ bu rollerden hemen sıyrıldı. Ayrı bir parantezi hakederek adeta zorunlu kıldı.

Son bölümde dizinin izleyiciye sürprizi ise TV’de magazin haberlerinden ancak görebildiğimiz Cem Özer oldu. Özer, izleyiciye sürpriz olduğu gibi Acayip Hikayeler de Cem Özer için sürpriz olmuş olmalı. Çünkü yüzlerce yerli dizinin çekildiği dizi piyasasında Cem Özer’in oynadığı bir dizi en azından benim aklıma gelmiyor. Ünlü oyuncu son bölümde obsesif kişilikli bir adamı canlandırırken aslında bu dizilerde ne denli iyi  iş yapacağını ortaya koymuş oldu. O kadar ki ekranda izlediğimiz patolojik ölçekte takıntılı adam, bizi adeta senaryonun içine çekti… İster istemez pekçok insan, ‘acaba böyle bir psikopatla ben ne yapardım?’ sorusunu sordu kendisine.

Acayip Hikayeler’in en önemli silahı tabii ki ayrıksı hikayeleri ve sürpriz oyuncuları dedik. Süresinin kısalığı da büyük avantaj. Çünkü olaylar makul bir süre sonunda nihayete ermek zorunda. Bu da ister istemez diziye dinamizm kazandırıyor.

Her bölümün sonunda Hayko Cepkin’in gizemli anonsları da ilginç bir renk olmuş. Cepkin’in imajıyla dizinin dokusu birbirini güzel tamamlamış. Malum, Hayko Cepkin’in gizemli olmaya çalışması için özel bir çabaya da gerek olmadığı düşünülürse…

Aralara serpiştirilen ve kahramanların bir anda donuk kare çizgi kahramana dönüştüğü efektleri de dizinin artı hanesinde zikretmek mümkün.

Reji olarak dikkati çeken konu ise “180 derece kuralı” da denen ”“açı” sorununun yer yer kendini belli etmesi. Genel planda kişiler hangi yöne bakıyorlarsa yakın planlarda da aynı yöne bakmaları gerekiyor. Ama Acayip Hikayeler’de bu kural çok önemsenmediği için yakın planda kim, nerede duruyor, konuşurken kime bakıyor belli değil. Bu kurgu kuralına özen gösterilmemesi dizideki bazı sahnelerde izleyicinin kafasında kaosa neden oluyor.

Dizinin yönetmeni Veli Çelik, uzun süredir suskunluğunu nihayet bu projeyle bozmuş oldu. Hatırlanacağı gibi bir organizasyonda yönetmen Veli Çelik ve magazin basını arasında gerginlik yaşanmış bu gerginliğe sebep de Çelik’in medyaya karşı kullandığı iddia edilen ağır bir söz neden olmuştu.

Acayip Hikayeler’in reyting olarak hangi oranları yakalıyor olursa olsun ekranların “kontr” işlerinden biri olduğu kesin. Her ne kadar bazen mantık sınırları zorlansa da bu sonuç değişmiyor.

Bakalım, Acayip Hikayeler’in “acayip” performansı ne kadar devam edecek?

 

Şadan KABA/MEDYABEY

 

 

 

 

BENZER HABERLER

YENİ HABERLER

© Copyright 2016 Medyabey. Tüm görsel ve metin kaynak hakları saklıdır. - bilgi@medyabey.com